Author Archives: admin

Avrupa, Avrupa?

Çeşitli kereler karşı karşıya kaldığım bir durumdan sö etmek istiyorum ben bu kez. Avrupa’dan gelen kimselerle yurttan Avrupa’ya giden kimseler konusunda. Bir eziklik olarka mı adlandırsak yoksa bir hayranlık mı bilemem ancak kimi zaman ülkeye elen her Avrupa vatandaşını göklere çıkartmak, ülkeden gidip Avrupa’da düzen oturtan her arkadaşı, kardeşi, aile ferdini, akrabayı gözümüzde galaksi gibi büyütmek gibi bir alışkalık yok mu? Çeyrek asırlık olmamış bir organizmadan bir düşünce paylaşmak isterim ki, kendi ülkesinde beş para etmeyen Avrupa’da bir cent etmiyor.

Zor Zamanlarda İktisat IV: Avrupa, Kasvetli Bir Ekonomi

Bu yazımda 2010 yılında ekonomi bölümü öğrencisi olarak lisans öğrenimine başladığım Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı “Zor Zamanlarda İktisat” sempozyumundan söz edeceğim. Bu yıl IV.sü düzenlenen bu etkinlikte manşet olarak “Avrupa, Kasvetli Bir Ekonomi” cümlesi seçildi. Etkinlik programı çerçevesinde Avrupa’nın, Kapitalizmin ve iktisadın krizi, Türkiye ekonomisi,küresel krizlerden görünümler, toplumsal cinsiyetin krizden etkilenme oranları ve son olarak neo-keynesyen, marksist, liberal görüşlerle krizlerin yorumlanması bu sempozyumda konuşulan konu başlıklarını oluşturuyordu. Üniversite bünyesinde de dersler veren Prof.Dr. John Weeks’in global ekonomi ve

Schumpeter’s Gale: Creative Destruction

In Grundrisse, Karl Marx stated that capitalism reshape and destroy previous economic orders and it also continuously devalues existing wealth. Devaluing existing wealth can happen with wars, economic crises, entrepreneurial activities, constructing a building or railways etc. But what is the destructive point of these activities? Joseph Schumpeter, who was an Austrian American economist, developed a concept about creative destruction, considering Karl Marx’s ideas which were stated in Grundrisse and also in Communist Manifesto. Schumpeter was interested with innovative ideas

%99’luklardan mısınız?

Bir işgal harekatının sloganı olarak ortaya çıkan “Bizler %99’u temsil ediyoruz” cümlesi politik mesajlar içeriyordu. Ağustos 2011’de New York’lu bir eylemci olan Chris tarafından açılan bir Tumblr blog sayfası ismi olarak duyulan “Bizler %99’uz!” sloganı ABD’de ve Dünya’da büyük ses getirmişti. New York Parlamentosu’nun önünde dağıtılan el ilanları ile Amerikalıların ilgisini çekmeyi başaran harekatın içeriği ise yeni dünya düzeninin sırlarının yavaş yavaş çözülüyor olmasının sinyallerini vermekteydi. Peki %99’u temsil etmek ne demektir? 1844’lü yıllardan bu yana gerek ünlü Alman düşünür

3 Dakikada Ekonomi Tarihi

Paranın sanal bir kimliğe büründüğü şu yıllarda, gün içerisinde dünyada dolaşım içerisinde olan para miktarını saptamak oldukça zor gibi görünüyor. Durum “sanal” bir yapıya bürününce, piyasada somut olarak dolaşamayan “para”nın tarihsel gelişimini bilmeyen kimseler olaya hakim olamayıp, bilinmesi gereken mekanizmadan bir haber yatırımlar yaparak kötü sonuçlarla karşılaşıyorlar. Ben bu yazımda ekonominin geçirdiği tarihsel süreci, ekonomi ekolleri yardımıyla oldukça kısa bir şekilde açıklayacağım. 15.yyda kağıt para kullanılmıyordu. Bu dönemde feodalitenin de etkileriyle maden bakımından zengin olan topraklarda hakimiyet kuranlar yönetimde, işçii

Ekonomilerin Gruplaşması

Ekonomilerin gruplaşması denince aklınıza nasıl bir tanım geliyor, nasıl bir durum beliriyor? Bu konuda bilgi edinmeden önce, düşününce oldukça kapalı, grup bazında birbirinden bağımsıız ama toplu olarak birbirine bağımlı ülkelerin birlik olma durumu aklıma gelirdi. Aslında yirmi kişilik bir sınıfta 5 çalışkan ve başarılı, 7 orta düzeyde başarılı, 3 vasatın iyisi, 5 tembel öğrenciden meydana gelen bir sınıf düşünürdüm. Bu 5 çalışkan öğrenci kendi aralarında birlik olup, yardımlaşıp sınıfın geri kalanından daha iyi performans göstererek farklarını ortaya koyarlar ve dolayısıyla

İnsani Gelişmişlik İndeksi

İnsani gelişmişlik indeksine bakarak devletlerin sağlık hizmetlerini, eğitim politikalarını ve o bölgedeki ortalama yaşam süresini incelenebiliyor. Bu alanda çalışmalar yapan uluslararası insani gelişmişlik indeksi düzenleyicileri, Türkiye’nin HDI(human development index-insani gelişmişlik indeksi)’si 0,699 olarak belirleyerek, 187 ülke arasında 92.sırada Türkiye’nin yer aldığını saptamışlardır. Ülke için bu indeks 1980 yılında 0,463 olarak belirlenmişken, geçtiğimiz 20 senede yükselişe geçmiş ve Türkiye Dünya ortalamasının üzerinde seyreden bir sayısal veriye ulaşmıştır (0,699). Ortalama yaşam süresi 72 iken, eğitim-öğretime ayrılan insan ömrü 6.9 sene olarak belirlenmiştir.

Physiocracy

In my EC432.1 history of economic thought class the professeur gave me a commission. I prepared a presentation about “Physiocracy”! Pronunciation of word was really hard for me.. And I imagine that “what am I going to do even I couldn’t say the word!”. But then I thought that, I will try to do my best and I prepared a canvas about my presentation. Firstly I will define the definition of physiocracy than I define the theory by a diagram.

Kapitalizm & Modernlik

Avrupa’daki korkunç ekonomik kriz, Orta Doğu’nun dünya gündeminde hiç olmadığı kadaryer alması, Amerika’daki seçimlerle gelen yeni kararlar gelecekte “tarih tekerrürden ibarettir” cümlesini yalanlayacak nitelikte olayların yaşanacağının adeta bir göstergesi oluyor. Bu yazımda Avrupa’da yaşanan krize gelen “organik” tepkilerden çok, Orta Doğu’da yaşanan ve bir bahar rüzgarı gibi gelecek güzel günlerin habercisi olan “mekanik” dayanışmanın eserinden söz etmek istiyorum. Gıdalar Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en büyük basamakta yer almaktadır. Beslenme söz konusu olunca tüm çıkarlar ötelenip hedefe odaklanılır. Orta Doğu’da yaşanan

« Older Entries Recent Entries »