Category Archives: Success

ZAMANIN KIYMETİ

…Yürümek akla gelebilecek en basit fiziksel etkinliktir, ama insan kendine hedefler koyar ve yürüme sürecini denetimi altına alırsa, çok zevkli olabilir.

Öte yandan,insan spor etkinliklerine sırf moda olduğu için ya da sağlığına yararlı olduğu için kendini zorunlu hissederek katılırsa,top sektirme oyunundan yogaya,bisiklete binmekten savaş sanatlarına kadar günümüzde var olan yüzlerce ileri düzey sporun ve beden kültürünün hiçbiri zevkli olmayabilir. Pek çok insan, sonuç olarak pek az denetleyebildiği bir fiziksel etkinlik rutinine kendini kaptırır, zevk alarak değil , görev duygusuyla spor yapar. Bunlar sıkça görülen , biçimle maddeyi birbirine karıştırma hatası yapmışlardır ve yaşantılarını belirleyen tek “gerçeklik”in somut eylemler ve olaylar olduğunu sanırlar. Böylelerine göre , şık bir sağlık kulübüne üye olmak , zevk almalarını neredeyse garantiler.

Oysa daha önce gördüğümüz gibi zevk ne yaptığınıza değil , yaptığınız işi nasıl yaptığınıza bağlıdır… Bu küçük paragrafı Prof.Dr.Mihaly Csikszentmihalyi’nin AKIŞ adlı kitabından alıntıladım. Yukarda yansıtılan saptamaların günümüz insanları için ne kadar da doğru olduğunu farkettim. İnsanlar fark edilmek,fark yaratabilmek,ilgi çekebilmek veya prestij göstergesi olduğunu düşündükleri aygıtlara sahip olabilmek isterler. Çok geniş bir arkadaş çevresi,kabarık bir cüzdan,prestijli kartvizitlere sahip olmak her daim insanların gözlerini kamaştıran istekler olmuştur.

Yaşamın her aşamasında olduğu gibi , isteklere ulaşabilmek için gayret göstermek,istikrarlı ve sabırlı bir şekilde hedefe yaklaşmak için çalışmak gerekir. Ancak hedefe ulaşmak için yapılan işten zevk alan birisiyle sadece zorunluluktan yapan başka bir birey arasında nasıl bir fark oluşur? Kimisi elde ettiği başarının,hayalinin maliyeti olarak bir ömrünü verir. Hedefe ulaşmak için yapılabilecek en büyük fedakarlık da bir daha sahip olunamayacak senelerin feda edilmesidir bence.

Amaçlarımıza giden yolda harcanan zamandan zevk almak, geçen yıllar için de “yatırım yaptım” diyebilmek mi daha zevklidir? Yoksa mutluluk vermeyen seneler için “eziyet çektim ama sonuca ulaştım” demek mi daha zevklidir? Şüphesizdir ki ilk seçenek herkesin tercihidir. Ayrıca her iki seçenekteki sorular kişiyi aynı yere ulaştırmayacaktır hiç bir zaman.. Demek istediğim şudur ki,zevk almadan yapılan iş kişiye belki başarı getirir ancak , zevk alarak yapana daha çok başarı getirecektir.

Bazen düşünür müsünüz siz de? Üniversite sıralarındaki binlerce genç acaba oraya kendi isteğiyle mi gelmiştir?Her yıl yüzlerce bölümden mezun olanların hepsi de mezun olduğu alanlara ilgili midir? Yapılacak ufak gözlemler bizlere gösterecektir ki , bu günlerde üniversitelerde bir çok öğrenci gönlünden geçmeyen bölümlerde senelerini heba etmektedirler. Alanından zevk alarak çalışan ve mutluluk içerisinde mezun olan öğrenciler zaten şu günlerde köşe başlarını tutanlardır.

Bir alana moda olduğu için ilgi göstermek ya da statüsünü yükselteceği düşüncesiyle yapılan işlere harcanan zaman kesinlikle kişiye bir yarar sağlamayacaktır.Belki ideolojilerden belki de kişinin kendini geliştirmemek için çaba sarfetmesinden dolayıdır ki bu gün çok garip ızdıraplar çeken insanlar mevcuttur. Çöpe atılan,boşa geçirildiğine inanılan senerlin ızdırabı..

World Economic Forum

Takip ettiğim bir blog sayfasındaki linkten , haberdar olmadığım , bu durumdan da şu an utandığım bir bilgiye ulaştım. Hemen ardından Dünya Ekonomik Forumu’ndaki isimlere baktım. Türkiye’den yalnızca iki kişinin olduğunu ancak USA ağırlıklı bir forum olduğunu gördüm. Bu foruma sayılı insanlar katılabiliyormuş.

Yurt dışı eğitimi ağırlığını bu organizasyona da koymuş. Türkiye’den iki isim Özlem Denizmen ve Egemen Barış. Her ikisinin de eğitim bilgileri şöyle:

Egemen Bağış,
‘The Baruch College of The City University of New York’ İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları bölümünde lisans eğitimi görüp, Kamu Yönetimi üzerine de yüksek lisans yapan Egemen Bağış, evli ve iki çocuk babasıdır.

İşte diğer isimler:

http://www3.weforum.org/docs/WEF_YGL_Honourees_2011.pdf

( )

Özlem Denizmen,
Hayatın bütününün bir eğitim olduğuna inanan Özlem Denizmen, Lisans Eğitimini Cornell Üniversitesi Endüstri İşletmeciliği bölümünde tamamlamış, sonra, MIT Sloan School of Management’ta MBA yüksek lisansı yapmıştır. Denizmen ayrıca, Stanford’ta Etkileme Teknikleri, GE Crotonville Merkezinde Liderlik, Harvard Business School’da İleri Seviye Yönetim programlarını tamamlamıstır.

Sokrates Der ki :

Kime eğitimli diyeceğim !Ben , öncelikle koşullar tarafından yönetilmek yerine onlara egemen olan ,her fırsatı yiğitçe karşılayan ve zekice hareket eden , tüm iş ve ilişkilerinde onurlu olan , huysuz kişilere ve olumsuzluklara iyi yaklaşan , ayrıca zevklerini kontrol altında tutan ve talihsizliklere boyun eğmeyen , başarıyla şımarmayan insanlara ” eğitimli ” derim…