Monthly Archives: September 2011

Sosyal Bir Sorumluluk: Beynin Keşfi!

Bu kez kişisel gelişim için değil,hep yanımızda olan bir gücü keşfetmek için yazdı Mümin Sekman.Bilimsellikle gündelik hayatta aşina olduğumuz bilgilerin harmanıydı “ Her Şey Beyinde Başlar” kitabı.. Ya da bir diğer deyişle “Aklımızı başımıza toplama kılavuzu”. Milletleri kurtaran “büyük beyinler”dir. Savaşları çıkaranlar da,spekülasyonlar yaratanlar da hatta internet erişimine sahip olmamızı sağlayanlar da –ki bu fikirlerimi onun aracılığıyla insanlara ulaştırabiliyorum- büyük beyinlerdir. Mademki herkese eşit olarak dağıtılmış bir “güç” var, öyleyse neden herkes dünyada bir iz bırakamıyor,kendisine hediye edilen “beynini” kullanarak?

What is The Risk?

In many languages , “risk” reflect bad feelings to most of the population. But I guess an interesting point about the word of “risk!”.In Chinese language Risk is reflect by these two symbols. And these symbols mean “danger” and “opportunity”.危险 Isn’t it interesting?

TAYLORCULUK

Geçtiğimiz kış sosyal medyada “call center”larla ilgili bazı haberler geziniyordu. Bir fast food zincirinin call center elemanlarına ne kadar gaddarca davrandığını ve onları insan haklarına uymayan şekilde çalıştırdığı konusunda ürkütücü haberler okumuştuk. Ekonomideki “Taylorculuk” kavramının anlamını öğrenince ve kısma bir araştırma da yapınca gördüm ki günümüzde yaşanan bu olaylar aslında geçmişin bir yansıması,liberalizmin gölgesi.. Yani “bırakınız yapsınlar” yani “ laissez faire!”.. Liberlizmin sloganı olan “bırakınız yapsınlar” , Fransız fizyokratları tarafından ileri sürülmüştür. Kişi özgürlüğüne dayanan liberal düşünceye bilimsel bir nitelik

RERUM NOVARUM!

RERUM NOVARUS! YENİ ŞEYLER! 1891 yılında yayımlanan sosyo-ekonomik durumla kilisenin ilgilendiğini gösteren ilginç bir genelgenin ismidir.Papa XIII.Leon’un yayımladığı bu genelgenin içeriği toplum için olumlu gelişmelerin destekleyici özelliklerini barındırıyor. İki bin yıllık Hristiyan yasalarının, hızla gelişen anamalcılığın çeşitli gelişmelerine uymadığı grekeçesiyle papalar, kısa aralıklar izleyerek ekonomik genelgeler yayımlamakta ve ekonomik eşitsizlikleri gidermek için öğütler vermektedir.Bu tarz ekonomi öğütlerine metafizik ekonomi denebilir. Metafizik ekonomi, économie métaphysique, insanların ekonomi konusunda doğadan koparak, metafizik unsurların etkisiyle adımlar atmasına neden olan kavramı temsil eder.Papaların yayımladığı

Yoğurtçu Louis Vuitton!

“Yoğurtçudan LV’ye CEO olur mu?”.. Bu başlığı 16 Eylül 2011 tarihinde Habertürk gazetesinin “ekonomi” sayfasında okudum.Haberin özeti şöyleydi. 21 yıldır Danone’de çalışan Jordi Constans , 2012 yılında Louis Vuitton Moet & Hennessy’nin (LVMH) CEOsu olacak. Bu durumla ilgili olarak LE FİGARO ve THE WALL STREET JOURNAL gazeteleri ilginç ve alaycı başlıklara yer verdi. Haberle ilgili olarak Fransız Le Figaro Gazetesi “Louis Vuitton LV logolu yoğurt satacak,işyerime yoğurt taşıyacak bir çanta arıyordum” şeklinde yorum yaptı. WSJ ise Jordi Constans’ın 1 dolara

Ulaşımdaki Haksız Ödemeler

Ulaşım ağlarıyla ünlü birçok ülke var.Genel olarak da ulaşımda ün yapmış bölgeler turistlerin uğrak yerlerinden oluyor. Ayrıca birçoğu da gelişmiş ülkeler kategorisinde yer alıyorlar. Ulaşımın kolaylığından ötürü “keşke her yer burası gibi bir alt yapıya sahip olsa” dediğim Londra geliyor direk aklıma. İngiltere gibi gelişmiş bir ülkenin ulaşım açısından parmakla gösterilecek şehri Londra’da gitmek istediğiniz yerin posta kodunu “transport for London” (TFL) adındaki siteye yazarak alternatif yolları,zaman aralıklarını,bakımda olan yolları yani herşeyi görebiliyorsunuz. Ancak bu yazıyı yazmamın nedeni Londra’nın ulaşım

ZAMANIN KIYMETİ

…Yürümek akla gelebilecek en basit fiziksel etkinliktir, ama insan kendine hedefler koyar ve yürüme sürecini denetimi altına alırsa, çok zevkli olabilir. Öte yandan,insan spor etkinliklerine sırf moda olduğu için ya da sağlığına yararlı olduğu için kendini zorunlu hissederek katılırsa,top sektirme oyunundan yogaya,bisiklete binmekten savaş sanatlarına kadar günümüzde var olan yüzlerce ileri düzey sporun ve beden kültürünün hiçbiri zevkli olmayabilir. Pek çok insan, sonuç olarak pek az denetleyebildiği bir fiziksel etkinlik rutinine kendini kaptırır, zevk alarak değil , görev duygusuyla spor

HARVARD BUSİNESS SCHOOL’DA SİZE NE ÖĞRETİRLER?

Sahip olduklarıyla yetinmeyip daima daha fazlasını isteyen , daha iyi olmaya çalışan , daha başarılı olmayı hedefleyen insanlar vardır. Bu özellikteki kişiler çevrelerine genellikle sürüden daha değişik bir enerji yayarlar. Çoğunlukla hırslı olan bu tip insanların hedefleri daima bir öncekinden daha yüksekte ve ulaşılması bir o kadar da güç seviyede olur.Motivasyon ya da etiket uğruna binbir çabayla girilen ünlü okullar da bu tip insanların tatmin mekanlarıdır. Ancak kimisi de vardır ki Philip Delves Broughton gibi , kendisine yeni bir kariyer