Wealth & Profit

The foundation of financial management involve 5 basic principles of the economics. These principles are the followings:

1) Cash Flow is What Matters

2) Money has a time value

3) Risk requires a reward

4) Market prices are generally right

5) Conflicts of interest cause agency problems

These 5 basic concepts make countries’ or individuals’ financial statements better off.

As a student of finance you have to know foundations of financial movements. First of all you have to know that a firms, which need financial knowledge, basic

goal is to maximize shareholders wealth. For maximizing shareholders wealth we have to adjust security prices etc. If you increase price of a

common stock you also increase or maximize shareholders wealth directly. You may heard “maximizing” word from your economics or math

courses.

We were use this structure mainly for maximizing firms’ PROFIT! But right now you have to forget about it because we are considering just “maximizing

shareholders wealth”.

But why we didn’t choose pofit-maximization?

For the firms well being and with respect to basic principles of the economics we need knowledge of time frame,

reliable calculations of profit, we have to consider risk and timing of cash flows. Instead of considering these concepts profit maximization ignores them and it

can also manipulate the profit. Modern approach about finance is that, to maximizing the wealth. The wealth maximization approach is concerned with the

amount of cash flow generated by a course of action rather than the profit.

Let’s determine benefits of maximizing shareholders wealth. First, current resources used by firms efficiently because of the competition. Whole firms try to

produce more and qualify products, and earn huge profits but basicly for maximizing their wealth, they try to use their inputs efficiently. Second point is that,

they make good corporate decisions for creating wealth for shareholder.

Stratejik Rekabet için Yeni Alanlar ve Koşullar

Öğrenmiş olduğum disiplinlerin üstüne farklı bir disiplin ekleyebilir miyim? Fütürizmin kazanımlarından birisi bu soruya yanıt verebilmenizi sağlamaktır.

Söz konusu disiplinler üniversitelerde, sosyal yaşamda, aile içerisinde size aşılanan gelenek, kültür ve görüşlerin düşünsel yolculukla, araştırmayla yeni

disiplinlere dönüşmesi durumunda değişen kavramları temsil eder.

Bundan sonraki Cumartesi yazılarımda Fütürizm Okulu konuklarından söz edeceğim ve bu nedenle öncelikle Fütürizm’in ne olduğu konusunda bilgi vererek

ilerlemek istiyorum. Fütürizm İtalya’da ortaya çıkmış bir sanat akımı olmakla birlikte benim gibi günümüz “fütüristleri” sanat akımından bağımsız olarak bu

konuyla ilgilenmektedirler. Fütürizmle birlikte mevcut sosyal, politik, ekonomik olguların gelecekte teknolojideki gelişmelerle ne gibi boyutlara taşınabileceğini

“uzgörmeyi” amaçlayan bir kavram haline gelmiştir. Meydana gelecek olguların pozitif ya da negatif olabilme olasılıklarını teknolojik, bilimsel temellere

dayandıran fütüristler insanlık için olumlu gelecek modelleri tasarlamaya çalışıyorlar.

Üniversitemde 2.dönemini gerçekleştiren Fütüristler Derneği’nin “Fütürizm Okulu” 18 Şubat 2012’de başladı. Konuşmacı IBM Genel Müdürü Eray Yüksek’ti.

IBM’in geçmişinden, günümüzdeki halinden ve gelecek uzgörülerinden söz eden Eray Yüksek başarının,rakamların getirdiği körlük durumundan kaçınılması

gerektiğini belirterek ilk derse başladı. 1992 yılında IBM piyasanın gerektirdiklerini yapamamış, önceki yıllarda geleceği planlamamış ve yok olma noktasına

gelmişti. Bu dönemde yapılması gereken hamle “Stratejik değişiklikler” gerçekleştirmek ve şirketi olumsuz bir gelecekten kurtarmak oldu.

“On Demand Strategy” ile geleceği kestirmeye çalışan IBM müşterilerine uygun iş modelleri geliştirmek için çalışmalar yapmaya başladı.

“Yani yapılan çalışmaların getirdiği başarılar sürekliliği sağlamanız için yeterli değildir. Sürekli başarı için geleceğe bu günden adapte olmanız kaçınılmaz hamledir!”

IBM gibi firmalar genel olarak yazılımda kar ederken “On Demand Strategy” ile donanımda kar etmeye başladılar.

Tek tip insan modeliyle çalışan şirketler tek tip ürünler ortaya çıkarırlar ve bunun sonucu olarak da değişmeyen ürünler, gelişmeyen ya da sıradan pazarlama

stratejileriyle ayakta kalmaya çalışırlar. IBM tek tip insan modelleriyle ilerlemeye çalışmanın imkansız olduğu biliyordu. Eray Yüksek birlikte çalıştığı takımının

tek tip insan modelinden uzak olduğu belirtti. Takım arkadaşları biri aynı zamanda hakem olan bir bankacıdan ( hakem olması nedeniyle ne zaman işi hangi

noktada durduracağını biliyordu ) ,her Perşembe ingiltere’de bütün dinleri bir araya getiren bir koronun şefi olan Teknoloji mühendisinden, Fasilitörden,

Sosyologdan ve Finanscıdan oluşan renkli bir gruptu. Bu demek olmuyor ki tek bir işe odaklanmak yanlıştır birçok iş yapılmalıdır.

Söz konusu durum “İ” tipi insanla değil “T” tipi insanla geleceğin şekillenebileceği, verimli işler yapılabileceği gerçeğidir. “İ” tipi insanlar tek bir disiplini benimseyen ve dikine giden

kişileri temsil eder. Ancak “T” tipi insanlar derinlemesine birşeyleri bilirken aynı zamanda sanat, bilim, felsefe gibi konularla da ilgilenen kişilerdir.

“Yani takım arkadaşlığı önemli ancak takımın rengi çok daha önemli. Herkesin tek bir alanda uzmanlaştığı bir takımdan başarılı bir çalışma çıkabilir ancak

çeşitli disiplinleri benimseyen kişilerin oluşturduğu takımlardan geleceği değiştirebilecek başarıda çalışmalar çıkar.”

Ekonomi alanındaki gerilemeler ya da gelişmeler ülkelerin refah düzeylerini, yaratıcılık eğilimlerini ve “geleceklerini” etkiliyor.

Gelişmiş ülkelerde ortalama ömür uzunluğu gittikçe artarken bu durum gelirle de bağlantılı olarak gelişiyor.

Söz konusu durumda “fütürizm” ne gibi uzgörülerde bulunuyor?

Öncelikle gelecek konusunda yorum yapabilmek için geçmiş verilerden yardım alınması çıkarılacak sonuçların ayaklarının yere basabilmesini sağlayacaktır.

Bu konuyla ilgili olarak izlenmesi gereken oldukça eğlenceli, değişik ve aynı zamanda ilgi çekici bir video var.

Hans Rosling’in yorumladığı videoda Dünya ülkelerinin 200 yılda gelir ve ortalama yaşam süreleri konusunda ne gibi gelişmeler yaşadığını görebilirsiniz.

2009 yılındaki datalarla sona eren videodaki bilgilerin ve grafiğin üst sıralar taşınabilecek diğer noktaların(ülkelerin) kaderinin bizim elimizde olduğunu gözler önüne seriyor.

1948 yılında savaşın sona ermesiyle birlikte rahatlayan kimi ekonomiler daha sonraki yıllarda geride kalan diğer ülkeleri de grafiği sağ üst tarafına çekiyorlar.

VİDEO İÇİN LÜTFEN BURAYA TIKLAYIN

Bir söylem vardır: 6 kişiyle bağlantı kurarak hedeflediğiniz kişiye ulaşabilirsiniz. Bu konuda da görüşlerini Fütürizm Okulu öğrencilerine aktaran Eray Yüksek

network oluşturmanın önemini açıkladı. Oluşturduğunuz networkle birlikte doğru zamanda, doğru kişiyle bağlantı kurmanız halinde hedefelediğiniz kişye

ulaşmanın hiç de zor olmadığını belirtti. Kimsenin ulaşılmaz olmadığı günümüzde sosyal medyadan bile kimilerine yüzyüze görüşmeden dahi ulaşabiliyoruz artık.

Geleceği şekillendirebilmeniz için başarılı olmanız gerekmektedir. Her alanda değil de tek bir alanda uzman olan ve aynı zamanda çeşitli alanlarda uzmanlık

seviyesinde olmasa da fikir sahibi olabilmek başaırlı bir fütüristin temel yapı taşlarını oluşturabilir.

Başarılı olmak için ne gibi özelliklere sahip olunması gerektiğine değinen Eray Yüksek bunu 5 maddeye indirgeyerek bizlere aktardı.

1) Başarılı olmak istiyorsanız: Değişime açık olmalısınız

2) Başarılı olmak istiyorsanız: Beklentinin ötesinde yaratıcı olmalısınız

3) Başarılı olmak isityorsanız: Yerel pazarın ötesini hedeflemelisiniz

4) Başarılı olmak istiyorsanız: Sıradışı olmalısınız (rahatsız edici, çok da beğenilmeyen)

5) Başarılı olmak istiyorsanız: Çevre ve topluma saygılı olmalısınız

Dersin başlangıcında küresel ısınmadan ve 4 elementten bahsedilirken çevreye ve topluma pozitif etkisi olabilecek gelişmelerin öncüsü olmanın gerekliliğine

de yer verilmişti. Doğru bildiklerinizin ğeşinden giderken, onları savunurken her şeyin insanla başladığını, insanı etkilediğini ve insanla sona erdiği gerçeğini

kabullenmenin ve göz önünde bulundurulmasının gerekliliği asla unutulmamalıdır. Bu nedenle çevre ve topluma saygılı olmayanlar varlıklarını

sürdüremeyeceklerdir.

IBM’in gelecek öngörülerine gelince..

Söz konusu öngörüleri beş adımda sıralayabiliriz.

Bunlar:

1) Güvenliği sağlamak biometrik özelliklerle mümkün olabilecek

2) Günlük hayatı kolaylaştırmak mobil cihazlarla mümkün olabilecek

3) Her sorunun yanıtını veri analiziyle bulmak mümkün olabilecek

4) Enerji üretmek yürürken mümkün olabilecek

5) Dijital aygıtları yönetmek beyin dalgalarıyla mümkün olabilecek

Şimdi Yunanistan, Yarın Diğerleri

Yunanistan vereceği kritik kararla ekonomik değerlendirmelerle birlikte tarihten bu güne bıraktığı izlenimele değişik bir yol haritesını elinde tutuyor olacak. Yunan hükümetinin “iflas ettik!” ya da “direneceğiz” kararı birçok alanda değişimlere yol açacak. Birçok alan diyorum ve tahmin edersiniz ki bu alanlardan birisi ekonomiyi içerirken diğeri de kütlürel mirasın ayrıca Avrupa Birliği devletlerinin dengelerindeki değişimleri simgeliyor.

Türkiye’de ekmeğin karneyle dağıtıldığı zamanları büyüklerimiz hala bizlere fırsat buldukça anlatırlar. Aynı durumun Yunanistan’ın “iflas” kararı vermesiyle orada da gerçekleşeceği net olarak anlaşılabilecek bir sonuçtur. Kemer sıkma politikalarının acımasızlığının farkında olan Yunan halkı bu gidişata dur demek, maf olan Yunan ekonomisiyle dışa bağımlılığı artan ülkenin sömürülmesine son verebilmek umuduyla sokaklara dökülüyor !

Yunanistan’ın iflas edip etmeyeceği parşamentoda yapılacak oylamayla belli olacak. Bu oylamadan çıkacak sonuç iflas ettik ya da iflas etmedik olsa bile durumun halka yansıması her iki bağlamda da “olumsuz” hatta “fazla olumsuz” olacak. Yeni Demokrasi Partisi Başkanı Andonis Samaras eğer iflasa karşı alınacak önelmlere itiraf edenler olursa ülkenin yağmalanacağını iddia ederek durumun ne kadar ciddi bir boyuta geldiğini gözler önüne seriyor.

Yunan mirasının bu gün birçok kültüre kaynaklık ettiği düşünüldüğünde meydana gelebilecek bu kayıp ya da utan verici yağmalama olayları hem ekonomiye, daha da önemlisi bir toplumun kültürüne büyük zararlar verebilecek cinsten.

Peki eğer Yunan Parlamentosundan “iflas ettik!” sonucunu destekleyen bir karar çıkarsa, aynı Türkiye’de bir zamanlar olduğu gibi “ekmeği karneyle alma” durumunun dışında ne gibi tatsızlıklar yaşanacak?

1)Memurlara en önemli ve hatta belki de tek geçim kaynakları olan emekli maaşları ödenemeyecek

2)Hayat standartlarının düşmesi bariz bir sonuç olurken bu düşüş”sefillik” boyutuna taşınabilecek

3)Hastaların ve yaşlıların bakımı ilaç bulma sıkıntısıyla birlikte güçleşecek.

4)Ekonomisi dibe vurmuş bir ülkeye kimfayda sağlamaya çalışabilir ki? Yunanistan etrol sıkınıtısı çekecek ve bu da halkın sefilleşmesini hızlandıracak

5)Bu olumsuzluklar içinde değil yatırım yapmak, ekmek elde edebilecek gücü olmayan insanlar yüzünden şirket iflasları ardarda gelecek. Borsa, piyasa oldukça yabancı kelimeler olarak halkın ağzından silinebilecek

6)Nüfusun sefilleşmesiyle birlikte göçlerin başlaması da olasılıklar arasında yer alacak

7)Tarihi şekillendirmiş bir ülke olarak Yunanistan kültürel varlıklarının yağmacıların elinde yok olmasını izlemekten öteye gidemeyecek

Tüm bu felaketlerin olaması Yunanistan’ın vereceği karara bağlı. Ancak bence “iflas etmedik!” demeleri yalnızca yukarda belirttiğim felaket tablosunun makyajlı halini görmemize neden olacaktır. Öyle ki Trokya’nın yani AB-IMF-ECB’nin düzenlediği 51 sayfalık Memorandum ile Yunanistan ekonomik açıdan egemenliğini kısıtlayan kararları kabule tmek zorunda BIRAKILACAK!

Bu kısıtlamalardan bazıları şöyle:

1)Yunan devlet kasalarındaki nakit durumu her hafta sonu Cuma günü denetlenecek

2)Devlet bütçesindeki durum her ay konuyla ilgilenen birimlerce gözden geçirilecek

3)Harcamalar her ay Yunanistan’ın kurtarılmasını sağlayan devletlere raor edilecek

4)Özelleştirmelerin gidişatı her ay denetlenecek

Bu istekler gerekli midir? Bence zaten bütün bu şartlar AB ülkeleri arasında paylaşılan bilgilerdi. Ama tabi diğer AB ülkelerini denetleyen ülkeler yalnızca “müfettişti” ve asla hesa vermezlerdi.

Bu durum şimdi Yunanistan’ın başına geliyor, peki ya İtalya, Portekiz, İspanya ? Sıralanan maddelerin hesi bir bir AB devletlerine uygulanırken bu durumdan karlı çıkanlar Almanya, İngiltere ve Fransa olacak..

Bu gün Ekonomik istikrar ve güç için feda edilenlerin maliyetleri daha önce elde edilen kazançları karşılıyor mu? Bence herkesin sorması gereken soru bu.

Advantages of E-Shopping


What was the famous saying of Napoleon Bonaparte? “Money, money , money!”. As can be seen ,money is one of the most important inventions of human being history. In ancient times, there was no money. People traded or bartered goods that they have produced themselves in their farms. The first money was used over 2000 years ago.

As mentioned above, people were trading their goods to provide their needs. After the invention of the money people started to use firstly “coins” and then

the “banknotes” to buy what the need.So, trading is the first example of shopping. Shopping is the examining of goods and services from retailers with the

intent to purchase at that time1. In 20th century, people usually went to shopping malls where there were a lot of shops inside them and bought what they

needed. Nowadays a new type of shopping attracts people’s attention: Eletronic commerce. Electronic commerce , commonly known as e-commercec or e-

shopping, refers to the buying and selling of products or services over elevtronic systems such as Internet an other computer networks2.

E-shopping which can bi considered as one of the most popular shopping option today, is preferable becaouse of their advantages for both supplier and customer.

To begin with, e-shopping has three remarkable advantages for suppliers which are advantages in sales, economic and growing advantages. The first benefit is that merchandisers has rewards when they use Internet to sell their products.

Most importantly, suppliers can choose to sell the product in stock according to demand. The main target of a company is to make profit. It is not logical to produce more then can be sold. This can occur a very big damage to the profits of a company. If a firm anatomize how much products sold last month/year, it can avoid unsold goods.Moreover, companies get info’s easier about the preferences of customer. These companies usually have departments which search what people need. For example, they make researches about the sales of the companies. They look which product was sold more, which colour was more preferable, which model was more popular among buyers . They also prerare tests in their websites where included questions about the fashion of the year. After this researches they configure their products and set them on their online stores.

Apart from advantages is sales, the economic advantages is the second benefit of e-commerce.Primilarly, companies get rid of spending money to extra communication tools. In contrast to stores, shopping websites does not need tools like fax machines, pos machines, extra phones, checkout machine. Only one phone is sufficient for communication in case of a problem with the buyer and seller.

All other things can be done on Internet with a computer.Besides the unnecessary tools, there is no need to rent a big office. The big well-known shopping firms want a big shop or office to fascinate people and sell more products. In that way they can earn more and make a lot of profit.As an example,Teknosa is a store where sells technological products like Tv’s, computers, cameras, phones, batteries, loudspeakers and all other technological devices that can’t imagine. They also made an agreement with Megavizyon and started to sell boks Cd’s and Dvd’s. Having taken everything into consideration, all of these devices can’t be sold in a small store. Whereupon, all the Teknosa stores are multi-storey or distributed on a huge area. On the other hand,as mentioned above, online shopping is done over internet with a PC. That means that, there is no need for a big office. Even on Starbucks while drinking coffee supplier can sell his product.

The last benefit of e-shopping for the supplier is the advantages in growing. To start with,there is a large amount of customer (national and international) and e-shopping gives the opportunity to reach them easily. Over 8 billion people are living on the world. Furthermore, there are a lot of internet users. Nowadays, every house has a computer at minimum. If a company has a online shopping website , it can reach more people in their country and other countries. Therefore, they can sell more products ,they can make more profit and they can grow faster.

Although there are a lot of advantages for the supplier, e-commerce is popular among customers because of their economic advantages and advantages on buying. First of all,e-shopping has economic advantages. The first economic advatage is that shopping online allows people to not expense for transportation and save time. It is true that, nobody does not live inside a shopping mall. So people have to transport from their houses to the shops.

They use a taxi, bus or their own cars. That means that they spend extra money for shopping. However when they shop online they do not spend extra money and they save their time. Another point where e-shopping has economic advantages is that people can get great discount using coupon codes and reach cheaper products. Unlike local stores,people can avail discount coupons and get a thing at a lower-rate when shopping online. Also there are websites that sales products with discount which reaches to 90%such as markafoni and limango. For instance, a jean which costs 159,99$, with a coupon on website can cost 45$ with a 70% discount

The final outstanding superiority of e-shopping is the buying advantages which are 7/24 open stores and shopping from home, infinite self space available,ability to compare product price and ability to learn reviews of other customers. In the first place , people like this type of shopping because of convenience. For people working long hours it is difficult to go out for shopping during normal business hours. It’s also difficult for mothers with young children an no one to mind them Online shopping can bi done twenty four hours a day and shoppers are able to shop from their own place at their own free time. People can but whatevet they want even at 3 a.m in the morning.

The ability to shop from home allows many people who have trouble getting to real world shops such as elderly or disabled people or others with transport or mobility issues to still purchase the products and services they need. In addition, when you shop from home people are more comfortable because they don’t have to deal with the weather. Secondly, there is an infinite self-space available.

Customers does not have to cope with stupid and bothersome salesman.Besides, when shopping online people can also avoid long lines to wait in and the

unnecessary contact with cranky people. Most of people are sometimes concerned with private shopping; online shopping offers a great platform to Also,

whenpeople are buying gifts, online mode is the perfect way to send distant friends or relatives the gift they wanted to send. Thirdly,e-shopping gives people

the ability to compare product price. The huge advantage of shopping online is that people have the opportunity to compare as many products and prices as

they want without having to spend the time and money to travel between several different shops.

This leads to a simple and quick way to perform price comparison unlike the dissatisfied and hurried shopping people do in local stores. Finally,people are able to learn reviews of other customers on e-commerce. People usually make comment for products. So, others can reads the reviews and can have an idea for the product they want to buy.

Su Birikintisi

Ne kadar can sıkıcı şeydir yağmur sırasında yol kenarında biriken suların bir yolunu bulup üzerinize ve özellikle pantolonunuza sıçraması. Genellikle de

bir yere gitmek veya birisiyle buluşmak üzere yolda olduğunuzda başınıza gelir. Gerçekten çok sinir bozucu bir olaydır.

Çok farklı su birikintisi sıçrama şekilleri vardır. En önemlileri ise kendi dikkatsizliğiniz yüzünden ya da başka bir dış etken yüzünden olanlarıdır.

İnsanların başına en çok bunlar denk gelir. Örnek vermek gerekirse; heyecanlı heyecanlı yolda yürüdüğünüzü hayal edin.


Özenerek giyinmişsiniz, elinizde şemsiyeniz, gözünüze çarpan büyük çaptaki sulara basmamaya çalışarak fakat aceleyle sevgilinizle buluşacağınız mekâna

doğru gidiyorsunuz. Tam başarmak üzeresiniz, üstünüz başınız lekelenmeden varacaksınız buluşma noktasına, pat(!); buyurun size görünmez kaza.

O sökük kaldırım taşının orada ne işi var! Taşın altında biriken az miktardaki su, sizin onun üstüne basmanızla yeryüzüne çıktı ve bir bacağınızı

sırılsıklam ve leke içinde bıraktı. Dikkatsizliğiniz yüzünden o taşı göremediniz ve lekelendiniz. Yazık oldu gerçekten…

Birde dış etkenler yüzünden ıslanır pantolonu insanın. Bilindiği gibi Türkiye’de yollarımız pek düzgün değil. Özellikle de sokak aralarında birçok çukur,

asfalt çatlaması vb. Yol bozuklukları görmek mümkün. Yağmur yağdığı zaman bu bozuk yollara su dolar. İşte bu sular insanların en büyük düşmanlarındandır.

Siz gayet sakin bir şekilde kaldırımdan yolunuza devam ederken, tam yanınızdan süratle bir araç geçer. Ne hikmetse de o su birikintisi sizin tam yanınızda

beliriverir. Ne araç sahibi sizi tanır, size bir kastı vardır, nede sizin bir suçunuz vardır. O kendi yolunda giderken, su birikintisi umurunda değildir. Sizin o su

birikintisi yüzünden ıslanmanız ise onu hiç ilgilendirmez. Fakat siz tekrar sırılsıklam ve leke içinde kalmışsınızdır.

Ancak, her zaman olumsuz etkileri yoktur su birikintilerinin. Küçücük bir su tabakasının bile size yardımı dokunabilir. Sizi ıslatma

tehdidi bulunan sıvı birikintisi size fayda sağlayabilir. Duyarsız vatandaşlarımızdan biri sakızını yere atarsa ve o sakız sizi bulup ayakkabınızın tabanına

yapışırsa size küçük çaplı bir sorun yaratabilir. Ama o sizin basmaya korktuğunuz suya tabanınızı hafifçe değdirirseniz sakızın yumuşamasını sağlayabilir ve

onu ayakkabınızdan söküp atabilirsiniz.

Bir bakıma su birikintileri arkadaşlara benzer. Sizi kirletebilirler de, yardım edebilirler de. Dost zannettikleriniz dikkatsizliğinizden faydalanıp sizi

lekeyebilirler. Arkadaşlarınız kendi çıkarları için size zarar verebilir. Veya size çok faydaları dokunabilir. Bu sebeple arkadaş seçimi insanın yolunda

ilerleyebilmesi ve hedeflerini gerçekleştirebilmesi için çok önemli bir etkendir.

Sonuç olarak, etrafınızda çok tehlikeli su birikintileri bulunabilir. Sizi pisletmek için hazırda bekliyor olabilirler. Hedefe ulaşmak ve başarılı

olmak istiyorsanız su birikintilerine çok dikkat edin.

Yazan: Stavro Gargaridi

Birikim Antremanları

Borçlarını bir çırpıda temizleyiveren kimse gene eski durumuna döner, başı dardan kurtuldu mu eski alışkanlıklarını sürdürür, ama borcunu ağır ağır ödeyen kimse tutumlu olmaya alışır, hem başını hem de varlığını dertten kurtarır.Francis Bacon “Para Harcamak Üstüne” isimli denemesinde herkesin bildiği ancak kendini kandırarak gizlemeye çalıştığı gerçeği gözler önüne seriyor.

Eğer öğrenciyseniz ya da çalışıyor ve aile geçindiriyorsanız muhtemeldir ki birikim yapmakta zorlanıyorsunuzdur.

Bir öğrenci neden birikim yapar? Belki üniversite öğrencisiyken hayalini kurduğu yüksek lisans eğitimi için hedeflediği okul uğruna birikim yapar ya

da bir erasmus hayali vardır ve Avrupa’ya gittiğinde masraflarını kendi karşılamak için birikim yapar. Ders materyalleri, bireysel lüksleri,

arkadaşlarında görüp bende neden yok dediği ürünler için birikim yapmaya çalışır.

Borçlanmadan yapılacak birikim bireysel ekonomik çabanın doruk noktasıdır. Giderlerden kısmanız geliri birikim yapacaktır.

Aynı durum ev geçindirmeye çalışan bireyler için de geçerlidir. Ancak bu kez birikim yalnızca bir kişi için değil birden fazla kişi için yapılmaktadır. Böyle bir

durumda hayatı boyunca hiç tasarruf yapma yolunda bir adım atmamış kişi zorluk çeker ve hatta birikim yapmaya çalışırken borçlanmak kaçınılmaz olur.

Genç yaşta yapılacak birikim antremanları ilerleyen senelerde artan sorumluluklarla birlikte pozitif bir gelir tablosu çizmenize yardımcı olabilir.

Günü kurtarmaya yönelik atılan adımlar, kredilerle ödenen büyük miktardaki borçlar her zaman başka bir kredinin ve daha yüksek bir borcun habercisi

olacaktır.

Bu nedenle birikim yapmak konusunda genç yaşlardan hatta çocukluk yaşlarından başlanarak tecrübe edinilmelidir.

Where does the growth come from?

It clearly comes from two sources. The first is very

high accumulation of capital. The investment rate in China

is between 40 and 45% of output, a very high number. For comparison, the investment rate

in the USA is only 17%. More capital means higher productivity, and higher output.

Using high capital, producers provide unemployed people more job and with it, there exist high production.

GDP will increase with respect to this cycle.

High capitalMore jobMore productionHigh GDP

Surely, it is also about consumption but increasing society’s welfare, first firms, governments have to increase production and employment rates.

The second is very fast technological progress. The strategy followed by the Chinese

government has been to encourage foreign firms to come and produce in China. As foreign firms are typically much more productive than Chinese firms, this

has increased

productivity and output. Another aspect of the strategy has been to encourage joint ventures between foreign and Chinese firms; making Chinese firms work

with and learn from

foreign firms has made them much more productive. When described in this way, achieving

high productivity and high output growth appears easy, with easy recipes that every poor

country could and should follow.