«

»

Jun 11

Lady Gaga ve Mother Teressa

The Economist’in blogunda okuduğum “ The angel and The monster” başlıklı yazı oldukça ilgimi çekti. İlgimi ekmesinin sebebi başlığı değildi aslında. İçeriği ve kullanılan fotoğraf beni bu yazıyı okumaya iten en büyük etkenlerden oldu. Lady Gaga ve Mother Teressa’nın konu edildiği bu yazıda ekonomi,yönetim gibi içerikler nasıl olabilir anlam veremedim ve okumaya başladım. Ancak edindiğim bilgiler oldukça güzellerdi.

Lady Gaga ve Mother Teressa liderlik edüstrisinin en son ikonları olarak görülüyor. Peki bu iki insan neden bu endüstrinin ikonları oldu? Mother Teressa 100’den fazla ülkede “Dini Misyonerlik”ler yapan yardım kurumları kurdu. Lady Gaga ise popülerliği oldukça fazla olan U2 grubundan bile fazla olan bir şarkıcı haline geldi. Lady Gaga’nın kazancı tahmini olarak 2011 yılında $100m olacağı düşünülüyor.

Peki bu kadınlar neden ekonomistteki bir makalede yer almayı başardılar? Bu soruyu şu an bile kendime sorduğumda aklıma şu cevap geliyor. İlginç bir ikili seçilmiş ve bu ikilinin ismini gören bu yazıyı –aynı benim gibi- okumak isteyecektir. Yani ilgi çekmek gibi bir beklenti söz konusu gibi düşünüyorum. Ama aslında The Economist’in buna ihityacı yok,biliyorum. Neyse konuya dönmeliyim.

Ruma Bose ve Lou Faust “Mother Teressa,CEO” adında bir kitap yazmışlar. Ayrıca Lady Gaga’yla ilgili olarak da Jamie Anderson ve Jörg Reckhenrich “Lady Gaga: born this way?” isimli kitabı yazmışlar. İki bayanında uzun surely,basit ve belirli bir çizgide ilerlemesi sonucu ulaştıkları bu popülarite oldukça ilgi çekici görünüyor.


Her ikisinin de uyguladığı belirli stratejiler var. Mother Teressa gayet sade giyimli bir bayan. Namus ve itaat konusunda da oldukça sıkı,disiplinli biri. Ancak Lady Gaga çok zıt özellikler göstermekte. Bilindiği gibi garip giyisiler ve saç modelleri seçen amerikalı şarkıcının uyguladığı stratejiler var. Örneğin hayranlarına “hayranlarım” demiyor.

O insanlar Lady Gaga için “küçük canavarlarım” biteliğini taşıyorlar. Eşcinsellik konusunda destekleyici olan Lady Gaga “gay” haklarını savunuyor. Ayrıca gençlere de çirkin olmanın oldukça doğal bir durum olduğunu aşılıyor. Bu şarkıcının uyguladığı 3 soruluk bir strateji var ki,işletme dersinde öğrendiğim bir döngüyü bana anımsatıyor.

Lady Gaga’nın 3 sorusu şöyle:
1.BEN KİMİM?
First, a personal story: who am I? (She stresses that she was the weird kid at school, but driven to be creative.)
2.BİZLER KİMİZ?
Second, a group narrative: who are we? (She calls her fans “my little monsters” and herself “Mama Monster”, and she communicates with them constantly via Facebook and Twitter.)
3. NEREYE GİDİYORUZ?
third, a collective mission: where are we going? (She promotes gay rights and celebrates self-expression; she tells her fans that together they can change the world.)

Sorular sorarak belirli bir strateji doğrultusunda ilerlemek oldukça etkili ve bence profesyonel bir yöntem. İşletme dersindeki 3 sorudan oluşan durum da şuydu.


NOW——WHERE——HOW
NOW(Where will be in the future)Where(How do we get there)How

Her iki kişi için yapılan saptamalarda aslında vurgulanmak istenen en önemli nokta çimiş oldukları yoldan çok duruşları ve karizmaları. Hayatın her alanında duruşumuz ve olaylar karşısında uyguladığımız politikalar karizmamızdan güç alırlar.Bu nedenle ünlülerin karizmatik duruşları liderlik açısından yol gösterici nitelikler taşımaktalar.

http://www.economist.com/node/18772204