«

»

Nov 18

Girişimcilik Haftasında Bir Kurultay

Rusya cumhurbaşkanı Dimitriy Medvedev ile Vladimir Putin’in yaptığı görev değişimi bu GÜN Türkiye için ne ifade ediyor? TIME dergisinin 28 Kasım tarihli yayınında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yer verilmesiyle Dimitriy Medvedev ve Vladimir Putin arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?

Çeşitli gazetelerde okuduğum makalelere dayanarak şu yorumun dikkatimi çektiğini belirtmek istiyorum. Bilindiği üzere, Cumurbaşkanlığı-Başbakanlık sisteminden vazgeçip Başkanlık sisteminin getirileceği gündemde. Bu durumda da gazeteciler,yazarlar ve politik konularla ilgilenen kişiler Türkiye’ye birr uh ikizi arama peşindeler. Bu arayışın sonunda da bulunan ülke Rusya oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan’ın yer değiştirmesi sonucunda oluşturulacak başkanlık sistemini iddia eden gazeteler bu durumu Rusya’da meydana gelen Medvedev ve Putin değişimiyle bağdaştırmış. Zamanla ülkemizde de durumun bu şekilde gelişip gelişmeyeceğini göreceğiz.


Yönetim şekliyle ilgili olarak izlenen bu politikalar çerçevesinde Türkiye şu an Ortadoğu ülkelerine örnek oluşturacak nitelikler taşıyor. 14-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Girşimcilik Haftası etkinliklerinde de gündeme gelen konulardan birinin Türkiye’nin Ortadoğu ülkelerine rol model olduğuydu.

18-19 Kasım tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda gerçekleşen Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’na katılma fırsatı buldum. Bu kurultayda dinlediğim beş konuşmacı,dinlediğim anılar ve edindiğim beş yeni fikir, katıldığım “Profesyoneller Oturumu”nun bitmesiyle unutulmaz cümleler bıraktı zihnimde. Bunları paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bu oturumun konuşmacıları Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan (Moderatörlük görevinde), Hüsnü Özyeğin,Hikmet Ersek,Ali Beba ve Ali Sabancı’ydı. Oturum esnasında genç bir birey olarak henüz düşündüm ki “henüz çok gencim,19 yaşındayım. Hiçbir tecrübem yok. Bu şirket sahibi insanların konuşmaları bana ne katacak ki?” diyordum. Ancak bu oturum iyi ki katılmışım dediğim ender etkinliklerden birisi oldu.

Programın başında salonda fiilen bulunan bu 5 ismin dışında, Dr.Mehmet Öz de video yoluyla salonda bulunan konuklara ulaştı.Kendisinin Türkiye’ye gelme konusunda ne kadar istekli olduğunu,Konyalı olan babasının ona neler kazandırdığını dinledik. Ardından Mehmet Öz’ün babası salonda bizlere kısa bir konuşma yaptıktan sonra Ali Sabancı’yla oturum programı ilerlemeye başladı.Pegasus hava yolu şirketi ve THY ile ilgili yapılan espirilerden sonra beni en çok etkileyen konuşmacılardan birisi olan Hüsnü Özyeğin konuşmasına başladı.
Yeni bir üniversite olan “Özyeğin Üniversitesi”nde Girişimcilik merkezinin var olduğunu öğrendim. Bu nedenle öğrencilerin kendilerini bu alanda yetiştirebilecek olmaları beni şaşırttı. Bence her üniversitede kaliteli bir şekilde oluşturulması gereken merkezlerden biri olmalıydı Girişimcilik merkezi.Konuşmalar esnasında “girişimcilik” kelimesiyle ilgili ilgi çekici bir saptama yapıldı.

Daha once girşimcilik kelimesi,dolandırıcı,katakullili işler yapan kişilere verilen bir isimdi denildi. Yani negative etkisi olan bir kelimyedi. Ancak bu gün bu kelime iş görüşmelerinde neredeyse adayları bir çırpıda eleyebilecek bir nitelik haline geldi. Pozitif etkisi olan bu kelimenin kurultaylar,merkezler oluşturmasına şaşırmamak gerekiyordu.

Ali Sabancı’nın dediğinde gore bu gün Türkiye’de her beş gençten biri işsiz. Bu durumun iyi bir oran olduğunu belirten Ali Sabancı, nüfusun genç olduğunu ve gelişen sektörlerin varlığı söz konusu olduğunda işsiz gençlerin istihdam edilebileceğini söyledi.

Hüsnü Özyeğin’in bir görüşü oldukça hoştu. Açıkcası bende onunla aynı fikirdeyim.
Kendisi dedi ki: “Avrupa Birliği bizi Kabul etmiyor,üye olarak almıyor ya, Allah onlardan razı olsun!”
Kesinlikle kendisiyle aynı fikirdeyim çünkü eğer Türkiye de Avrupa Birliğinde olsaydı bu gün Türk Lirası yerine Euro kullanıyor olabilirdik. İtalya, Yunanistan gibi ülkelerin bu günki durumalrının basilica nedenlerinden birinin “euro” olduğundan eminim. Kendi para birimini kaybeden ülkeler,kurunun yanında yaş da yanar misali bir bir ekonomik kriz yaşıyor.

Ayrıca Ali Beba’nın konuşmasının bir bölümünden de bahsetmeden yazımı sonlandırmak istemiyorum. Hong Kong da yaşayan Ali Beba, diasporanın gündemde olduğu konuşmasında , bu kavramın üç ayağının olduğundan bahsetmişti.
1.Ticaret
2.Eğitim
3.Siyaset
Bu üçünün birleşimiyle diasporanın bağdaşlaştırılması gerekiyor.Ayrıca kendisi demişti ki “Ticari İCAT yapmak için Girişimci olmak gerekiyor!”.

Diaspora