«

»

May 28

Adam Smith

İktisat öğrencilerinin iktisat 1.sınıf derslerinde adını sıkça duyacakları çok önemli bir isim Adam Smith. Kendisiyle ilgili hala bilgiler okumaktan zevk aldığım bu filozofun en ünlü sözü “Laissez faire,laissez passer” sözüdür. Fransızca olan bu cümle “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” şeklinde türkçeye tercüme edilmiştir.Kendisinin hayatıyla ilgili olarak biraz bilgi vermek gerekiyor sanırım.
Babası gümrük denetleyicisi olan Adam 16 Haziran 1723 tarihinde İskoçya’nın Kirkcaldy şehrinde dünyaya geldi. Doğumundan önce babasının hayatını kaybettiği kayıtlarda yer almakta. İlginçtir ki Adam 4 yaşlarındayken bir çingene çetesi tarafından kaçırılmış. Ardından amcasının onu kurtarmasıyla bu kötü durum son bulmuş.
Adam, 14 yaşlarındayken Glasgow Üniversitesi’nde ahlak felsefesi konusunda, Francis Hutcheson’dan eğitimler almaya başlamış. Sanırım Adam Smith’in benim için en ilgi çekici yanı da felsefe konusunda kendini yetiştirmiş ve ekonomik saptamalarını da felsefe ilkelerine göre yapmış olmasıdır. İlerleyen yıllarda Adam Smith’in David Hume’la olan dostluğu onu bilgi bakımından daha da zenginleştirmiştir.1740 yılında Oxford’daki Balliol Koleji’nde okumaya başlamış fakat 1746 yılında okulu terkedip Oxford’un imtiyaz denetimi konusunda eleştirmenlik yapmaya başlamıştır. 1748 yılında Edinburgh’da Lord Kames’in koruması altında kamu konferansları vermiş, konuşma sanatı ve belles-lettres konularına değinmiştir. Sonraları “servet yönetimi” konusunu ele almış ve bu dönemde, yani yirmili yaşlarının sonlarına doğru, daha sonra ‘Inquiry into the Nautre and Causes of the Wealth of Nations’ adlı kitabında dünyaya açıklayacağı “doğal özgürlüğün açık ve basit sistemi” konusuna el atmıştır. 1750 yılı civarlarında ileride çok yakın arkadaş olacağı David Hume ile tanışmıştır. İskoçya Aydınlanması’nın ortaya çıkışında önemli rol oynayan diğer arkadaşkarı ile Edinburgh The Poker Klübü’nün müdavimi olmuştur.

Smith ile David Hume sayesinde tanışan Charles Townshend, 1763 yılı sonunda Smith’ten üvey oğlu genç Buccleuch Dükü’ne özel ders vermesini rica etti. Smith, gelecek iki sene boyunca talebesi ile, çoğunlukla Fransa’da yaptığı yolculuklar sırasında Turgot, Jean D’Alembert, André Morellet, Helvétius, ve özellikle çalışmalarına itibar ettiği fizyokratik düşüncenin başkanı François Quesnay gibi öncü aydınlarla tanıştı. Kirkcaldy’ye döndükten sonrataki 10 seneyi An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations (Yaratılışın Sorgulanması ve Ulusların Zenginliğinin Nedenleri) adlı, 1776’da yayımlanan başyapıtı üzerinde çalışarak geçirdi. Kitap büyük çoğunluk tarafından hüsnükabul gördü ve revaçta kalarak Smith’in meşhur olmasını sağladı. 1778’de Smith İskoçya’da vergiden sorumlu bir devlet bakanı olarak atandı, Edinburgh’ya annesinin yanına yerleşti. 17 Haziran 1790 yılında ağır bir hastalık sonrası yaşamını yitirdi. Bilindiği kadarıyla gelirinin büyük bir kısmını gizli yardım fonlarına bırakmıştır.

Ulusların zenginliği adlı kitabın türkçe çevirisini okumaya çalıştım. Okumaya çaıştım diyorum çünkü çeviriden midir bilinmez insanı çok sıkıyor. Dikkat toplayıp notlar alarak okumaya çalıştıysam da yarısına bile gelemeden kitabı bırakmam benim sıkıntıya gelemememden midir burasını bilemem. Ancak kuşkusuzdur ki Adam Smith’in bu kitapta yaptığı bazı saptamalar oldukça ilgi çekiciydi. Örneğin. bu gün hepimizin bildiği gibi iş bölümü yapmak çok önemli. Adam Smith de iş bölümünün ekonomik etkinliklere nasıl yansıdığını ve iş bölümünün faydalarından Ulusların Zenginliği adlı kitabında sıkça söz etmiştir.