«

»

Jan 20

Mustafa Kemal Şirket Yönetseydi

Sayın Koray Tulgar, Mustafa Kemal Atatürk’ün bir şirket yöneticisi olduğunu varsayarak, bu durumda bir şirketi nasıl yöneteceğini düşünmüş ve bir kitap yazmıştı. Bilişim ve Toplum dersimize konuk olarak gelen, yaratıcı bir yazar olan Koray Tulgar, bizlere gösterdiği slaytlar yardımıyla kitabında anlatmak istediklerini salondaki arkadaşlarımıza ulaştırmaya çalışmıştı. Atatürk nasıl biriydi? Hepimiz gibi görünürken, tarih yazacak kadar kritik ve etkili adımları atarken bu eylemleri hangi özelliklerine borçluydu?

Geçtiğimiz senelerde Sayın Can Dündar’ın “Mustafa” ismiyle sinemaya uyarladığı Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı kusurlu ve sıradan insan davranışlarıyla Ulu Önderi gözler önüne seriyordu. Konuşmacımız Sayın Koray Tulgar da bu konuya değinerek, Atatürk’ün de sıradan bir insan olduğu gerçeğinin şaşılacak bir durum olmadığını bizlere aktardı. Bir şirket yöneticisi herkesten daha verimli çalışmalı, iç disipline sahip olmalı, kuvvetli hitap yeteneği barındırmalı ve kendini sürekli yenilemeliydi.

Mevcut piyasa şartlarını sürekli takip etmeli ve bu doğrultuda elinde bulunan varlıkları yenilemeliydi. Atatürk ise tüm bu eylemleri şirket yöneticisi bilinciyle değil ama bir komutan niteliğiyle hayata geçirdi. Onun iç disiplini, araştırmacı kişiliği yeni yöntemler bulmasını kaçınılmaz kılıyor ve bir milletin kaderini değiştirecek hamleler atmasını sağlıyordu. Bir şirket yönetebilmek liderlik özelliğini gerektiriyordu ve Atatürk de bu özelliğe uyan önemli kişilerden biri olarak tarihe geçti. Peki Mustafa Kemal Atatürk ne yapıyordu? Konuşma esnasında dikkatimi çeken bazı saptamaları aktarmak istiyorum.

Öncelikle sol tarafta görülen resmi slaytlar esnasında da görmüştüm ve aklımda etkili bir iletişim becerisi örneği olarak bu resim yer etti. Eğer bir şirket yönetiyorsanız, çalışanlarınızı kesinlikle dinlemelisiniz ve onların sorunlarını, önerilerini anlamaya çalışmalısınız. Bu fotoğrafta da görülüyorki Atatürk bir vatandaşı oldukça etkili bir biçimde, kendini onun yerine koyarak dinlemekte. Böyle bir lider, toplumda her zaman güven uyandıracak dinleme alışkanlığını sürdürerek başarılara imza atmıştır. Aynı durum şirket yöneticileri için de geçerli olup, verimliliği ve şirkete olan bağlılığı artıracaktır.

Bir diğer çarpıcı nokta da Atatürk’ün yüzlerce sayıda okuduğu kitapların varlığıdır. Bu kitaplar sayesinde bir çok savaşta stratejiler belirlemiş ve bu stratejiler Türkiye haritasının sınırlarını oluşturmuştur. Yüzlerce kitap okuyan bir bireyin düşüncelerinde büyük değişimler olduğu gerçeği Atatürk’de de görülen bir gerçektir. Mustafa Kemal, okuduğu kitaplar sayesinde kendini dönemin eğitim şartlarına göre oldukça yüksek düzeyde geliştirmiştir. Hatta ülkemizin kaderini değiştiren Kurtuluş Savaşı’nda uyguladığı bir taktik, okuduğu bir kitapta yazılı olup onu başarıya ulşatırmıştır, adını ve adımızı tarihe kazımıştır.

Son olarak çalışma esnasında kişinin kendini motive etme biçimi oldukça büyük önem taşımaktadır. Atatürk’ün önemli kararlar vermeden önce ya da cesur kişiliğinin özelliklerini bir kademe daha artırabilmek için ünlü besteci Richard Wagner’den senfoniler dinlediği bilinmektedir. Bu durumu da bir şirket yöneticisine uyarlarsak, çalışanların motive edilebilmesi için öncelikle liderlerinin motivasyonunu değerlendirmeliyiz. Enerjik, cesur ve iletişime açık bir lider, çalışanlarına cesaret aşılayabilmek ve onları daha kesin, doğru kararlar vererek yönetebilmek için motivasyonunu en yüksek düzeyde tutmalıdır.

Okuyan, kendini geliştiren, yeniliklere açık olan, insanlarla iletişimi kuvvetli olan ve iç disiplininden taviz vermeyen bir lider olan Atatürk, şirket CEOlarına örnek oluşturacak kişilerdendir. Liderlik özelliğine zaten sahip olması gereken bir yönetici kendine daha birçok özellik yükleyerek bireysel gelişimine katkı sağlamalı ve çalışanlarına da moral verebilmelidir. Etkili konuşmaları, hitap yeteneği sayesinde kitleleri peşinden sürükleyebilmiş biri olan Atatürk gibi şirket yöneticileri de kısa ve net cümlelerle çalışanlarını yönetmeye çalışmalıdırlar.