«

»

Jan 23

Verimli Bir Yaşamın Basit Kuralları

Yeni başlangıçlar için yeni bir haftanın, yeni bir yılın var olması gerekmez aslında. Ancak nedendir bilinmez herkes Pazartesi sabahları ya da 1

Ocak sabahı bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüp, huzursuz ruhlar misali yeni kararlar alırlar. Ancak gelir görün ki bu kararların kalıcılığı günlerin

akışıyla birlikte kaybolur gider, heves olur, yapamıyorum ve zaten yapamazdımlara dönüşür birden.

Formüle edilmiş hedefe ulaşma birleşenlerine inanmıyorum. Çünkü herkes farklıdır ve herkesin hedefe ulaşırken izleyebileceği, kapasitesinin elverdiği değişik

stratejiler vardır. Benliğinize saygı duyabilmeniz için ve özellikle de kendinizi yeterli hissedebilmeniz için formüller sunmak yerine bu amaçla yola çıkıp,

isteklerini elde edebilmiş kişilerin uyguladığı “temel hedefe ulaşma birleşenleri” var diyebilirim!

Bu birleşenleri benim yorumlarım dışında düşünmeniz ve herkesin aksine bunları yapmaya inadına Pazartesi değil mesela Çarşamba günü başlamanızı

öneriyorum. Aykırılık farkınızı ortaya koymanızı sağlayabilir!

1) Ertelemekten Kaçının!

“Damlaya damlaya göl olur” her zaman pozitif mesaj vermek zorunda olan bir atasözü değildir. Durumları yorumlama biçiminiz her şeyi değiştirebilir.

Damlalar yapmak zorunda olduğunuz ya da yapmak istediklerinizi de temsil edebilir. Siz yapmadıkça, damlalar da artmaya başlayınca dönüp ardınıza

baktığınızda bir göl, nehir ve hatta okyanus dahi görebilirsiniz. Damlaları değerlendirin! Sanırım bende çok fazla erteliyorum ve sonra ardıma baktığımda bu

birikintiden ürküp tamamen hedeften vazgeçebiliyorum.

Ertelememeyi öğrenebilmek kişinin iç disiplinini de geliştirebilen unsurlardan en önemlisidir. Eğer yapmak istediğiniz bir eylemi, elde etmek istediğiniz bir

başarıyı ertelememekte ısrar ediyorsanız, oluşan “zorunluluk” duygusu sizin önemsiz işlerinizi bir kenara bırakıp mecbur olduğunuz işe odaklanmanızı

sağlayacaktır. Bu da mükemmel bir disiplin örneği olacaktır.

2) Uzun Vadeli Hedefleriniz için Gününüzü Mahvetmeyin!

Başka bir ülkede yaşamak istiyorsanız ya da mükemmel bir okul kazanmak istiyorsanız gününüzü bu hedefler önderliğinde mahvetmemelisiniz. Kazanmak

istediğiniz okul için yeterli çalışmayı, yaşamak istediğiniz ülke için yeterli maddi birikimi gerçekleştirmek için programlı olarak hedefinizin gereklerini yerine

getirin. Aksi halde robot gibi yaşamaya, hedefleriniz doğrultusunda anınızı heba ederken benliğinizi de yitirmeye başlayabilirsiniz.

3) Korkularınızla Yüzleşin!

Korkulardır insanların sınırlarını çizen. Aslında o sınırları aşabilecek potansiyele sahipsinizdir ancak korkularınızla oluşan sınırlarınız haritanın diğer tarafına

geçmenize engel olur.

Söz konusu korkular kurumsal anlamda da olabiir, bireysel anlamda da, iş yaşamını da kapsayabilir, gündelik hayatı da.

Gündelik hayatın korkuları arasında giyiminiz sizde korku unsuru oluşturabilir. Toplumun yorumunu dikkate alıp da giyinemediğiniz pantolonunuzu ya da

eteğinizi bir kenara attığınız oluyordur. Çoğunluğun çizdiği sınırları siz yeniden yorumlayıp genişletiyor olabilirsiniz. Bu nedenle bir kez olsun korkularınızla

yüzleşmek özgüveninizi artıracak unsurlardan biri olacaktır.

4) Sıradanlıktan Kurtulmanın Vakti Geldi!

Her gün aynı yoldan işe gidiyorsanız bu gün de farklı bir yol deneyin. Oldukça basit gibi görünen bu detay aslında sizin motivasyonunuzu bir kademe dahi olsa

artırabilir.

5) Yeni Bir Dil Öğrenin!

Beyninizi dah averimli hale getirebilmek için onu sürekli aktif hale getirmeniz gerekir. Bu nedenle de hem yeni bir dil kazanmak hem de beyninizi

aktifleştirebilmeniz için her gün bir kaç yeni kelime öğrenmeyi, bunu ertelemeden yapabilmeyi sağlamak herkes için yararlı bir davranış biçimi olacaktır.

6) Değiştiremeyeceğiniz Durumların Var Olduğunu Kabul Etmelisiniz!

Durumlardan memnun olmamak, herşeyden şikayetçi olmak sizi yıpratmakla birlikte özgüveninizi yitirmenize de neden olur. Bu sebeple,

değiştiremeyeceğiniz durumların varlığını kabul etmeli ve bu kabullenişle başa çıkmaya çalışmalısınız. “Herkes mükemmel değildir” cümlesini aklınızın bir

köşesinde bulundurup, bu cümleye inanmalısınız ve yetenekli olduğunuz alanlarda bir numara olmaya çalışarak ve hatta bunu gerçekleştirerek özgüveninizi,

kendinize olan saygınızı en üst seviyeye çıkartabilirsiniz. Çünkü önemli olan durumlardan şikayetçi olmak değil, bir konuda çok iyi olarak insanları
sizinle başedememe noktasına getirmebilmenizdir.