«

»

Feb 12

Şimdi Yunanistan, Yarın Diğerleri

Yunanistan vereceği kritik kararla ekonomik değerlendirmelerle birlikte tarihten bu güne bıraktığı izlenimele değişik bir yol haritesını elinde tutuyor olacak. Yunan hükümetinin “iflas ettik!” ya da “direneceğiz” kararı birçok alanda değişimlere yol açacak. Birçok alan diyorum ve tahmin edersiniz ki bu alanlardan birisi ekonomiyi içerirken diğeri de kütlürel mirasın ayrıca Avrupa Birliği devletlerinin dengelerindeki değişimleri simgeliyor.

Türkiye’de ekmeğin karneyle dağıtıldığı zamanları büyüklerimiz hala bizlere fırsat buldukça anlatırlar. Aynı durumun Yunanistan’ın “iflas” kararı vermesiyle orada da gerçekleşeceği net olarak anlaşılabilecek bir sonuçtur. Kemer sıkma politikalarının acımasızlığının farkında olan Yunan halkı bu gidişata dur demek, maf olan Yunan ekonomisiyle dışa bağımlılığı artan ülkenin sömürülmesine son verebilmek umuduyla sokaklara dökülüyor !

Yunanistan’ın iflas edip etmeyeceği parşamentoda yapılacak oylamayla belli olacak. Bu oylamadan çıkacak sonuç iflas ettik ya da iflas etmedik olsa bile durumun halka yansıması her iki bağlamda da “olumsuz” hatta “fazla olumsuz” olacak. Yeni Demokrasi Partisi Başkanı Andonis Samaras eğer iflasa karşı alınacak önelmlere itiraf edenler olursa ülkenin yağmalanacağını iddia ederek durumun ne kadar ciddi bir boyuta geldiğini gözler önüne seriyor.

Yunan mirasının bu gün birçok kültüre kaynaklık ettiği düşünüldüğünde meydana gelebilecek bu kayıp ya da utan verici yağmalama olayları hem ekonomiye, daha da önemlisi bir toplumun kültürüne büyük zararlar verebilecek cinsten.

Peki eğer Yunan Parlamentosundan “iflas ettik!” sonucunu destekleyen bir karar çıkarsa, aynı Türkiye’de bir zamanlar olduğu gibi “ekmeği karneyle alma” durumunun dışında ne gibi tatsızlıklar yaşanacak?

1)Memurlara en önemli ve hatta belki de tek geçim kaynakları olan emekli maaşları ödenemeyecek

2)Hayat standartlarının düşmesi bariz bir sonuç olurken bu düşüş”sefillik” boyutuna taşınabilecek

3)Hastaların ve yaşlıların bakımı ilaç bulma sıkıntısıyla birlikte güçleşecek.

4)Ekonomisi dibe vurmuş bir ülkeye kimfayda sağlamaya çalışabilir ki? Yunanistan etrol sıkınıtısı çekecek ve bu da halkın sefilleşmesini hızlandıracak

5)Bu olumsuzluklar içinde değil yatırım yapmak, ekmek elde edebilecek gücü olmayan insanlar yüzünden şirket iflasları ardarda gelecek. Borsa, piyasa oldukça yabancı kelimeler olarak halkın ağzından silinebilecek

6)Nüfusun sefilleşmesiyle birlikte göçlerin başlaması da olasılıklar arasında yer alacak

7)Tarihi şekillendirmiş bir ülke olarak Yunanistan kültürel varlıklarının yağmacıların elinde yok olmasını izlemekten öteye gidemeyecek

Tüm bu felaketlerin olaması Yunanistan’ın vereceği karara bağlı. Ancak bence “iflas etmedik!” demeleri yalnızca yukarda belirttiğim felaket tablosunun makyajlı halini görmemize neden olacaktır. Öyle ki Trokya’nın yani AB-IMF-ECB’nin düzenlediği 51 sayfalık Memorandum ile Yunanistan ekonomik açıdan egemenliğini kısıtlayan kararları kabule tmek zorunda BIRAKILACAK!

Bu kısıtlamalardan bazıları şöyle:

1)Yunan devlet kasalarındaki nakit durumu her hafta sonu Cuma günü denetlenecek

2)Devlet bütçesindeki durum her ay konuyla ilgilenen birimlerce gözden geçirilecek

3)Harcamalar her ay Yunanistan’ın kurtarılmasını sağlayan devletlere raor edilecek

4)Özelleştirmelerin gidişatı her ay denetlenecek

Bu istekler gerekli midir? Bence zaten bütün bu şartlar AB ülkeleri arasında paylaşılan bilgilerdi. Ama tabi diğer AB ülkelerini denetleyen ülkeler yalnızca “müfettişti” ve asla hesa vermezlerdi.

Bu durum şimdi Yunanistan’ın başına geliyor, peki ya İtalya, Portekiz, İspanya ? Sıralanan maddelerin hesi bir bir AB devletlerine uygulanırken bu durumdan karlı çıkanlar Almanya, İngiltere ve Fransa olacak..

Bu gün Ekonomik istikrar ve güç için feda edilenlerin maliyetleri daha önce elde edilen kazançları karşılıyor mu? Bence herkesin sorması gereken soru bu.