Tag Archives: Bretton Woods Sistemi

Ekonominin Geleceği 1: Arz-Talep-Rekabet Problemi

Gelecek odaklı yorumları dinlemek ve bu yorumlar üstüne düşünmek beni daima heyecanlandırmıştır. Hele bir de bu yorumlar ilgi duyduğum alanlar baz alınarak yapılıyorsa o zaman gerçekten içim içime sığamıyor ve mevcut düşünceyi geliştirebilmek için çaba göstermeye çalışıyorum. Ünlü futurist ve fizikçi Michio Kaku’yu İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde dinleme fırsatı buldum. Michio Kaku, benim fazlasıyla ilgi duyuyor olduğum, ekonominin geleceği konusunda yapmış olduğu yorumlardan oldukça etkilendim. Ekonomiye giriş derslerinde öğretilen arz-talep ilişkisini temel alan yorum, piyasalarıni tüketimin dolayısıyla “kapitalizmin” geleceğini gözler önüne seriyordu.

Her geçen gün biraz daha gelişen teknolojiyle birlikte insanlar hangi ürünün ne gibi özelliklere sahip olduğunu, bir marketten iceri girdikleri anda hangi markanın diğerinden daha kaliteli ve ucuz olduğunu anlayabilecek düzeye ulaşmaya başlayacaklar. Michio Kaku’nun anlattıklarına gore insanlar “akıllı gözlükler” veya “akıllı lensler” sayesinde etraflarıyla ilgili her türlü bilgiyi anında algılayabilecek ve seçimlerini bu verilere gore yapabilecekler. Öyleyse düşünelim. Bir süpermarketten içeri girdiğinizde eğer gözünüzde bu lenslerden ya da gözlüklerden varsa, size ulaşan bilgiye gore yöneleceğinin reyondaki “en ucuz ürün” piyasada müthiş talepler alacakken diğer markaların üreticileri ne yapacaklar? Normal şartlarda piyasadaki ürünler “denge fiyatında” satılırlar ve genel olarak ürünlerin fiyatları birbirine yakın, karları da birbirlerini baltalamayacak düzeylerde olurlar. Söz konusu durumda diğer markaların üreticileri, talebin fazla olduğu ürünlerle yarışabilmek için fiyatları sürekli olarak indirerek maliyetle satış fiyatını neredeyse aynı seviyeye getirecekler. Böyle bir durumda “tüketici” avantajlı olurken “üretici” dibe vuracaktır.

Söz konusu senaryonun gerçekleşmeyecek olması gibi bir olasılık olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle durumu nasıl çözebileceğimize odaklanmak istiyorum. Aynı fiyatta birçok ürün varken ve maliyetler satış fiyatını aşmaya başlamışken, söz konusu zarar nasıl azaltılabilir. Elbette hiçbir üretici zararına satış yapmak gibi bir hata yapmayacaktır. Bu durumda “ortak birşeyler” oluşturmak aklıma geliyor. Ünlü economist John Maynard Keynes, sabit döviz kuru sisteminin konu edildiği Bretton Woods sistemi zamanlarında, tüm dünyaya likidite sağlayacak ve milli gelirleri dengeye sokacak “ortak para birimi” sistemini getirmeyi amaçlamıştı. Bancor ismini verdiği ortak para biriminin varlığıyla birlikte İngiltere Merkez Bankası, Amerika Merkez Bankası gibi mali kurumların varlığı sona erecek ve tek bir merkez bankası mevcut olacaktı. Ancak bu durum enflasyon oranlarının dünyayı kasıp kavuracağı gerçeği düşünülerek elbette uygulamaya geçirilmemişti.


Bir fütüristin yaptığı yoruma geri dönersek, ortak bir çözüm bulmamız gerekirse ürünleri yalnızca tek bir marka arzedebilir mi sorusu akıllara gelebilir. Yani mevcut şirketlerin hepsi ortak sermayeyle hareket edip rekabet ortamını sıfıra indirip tüketiciye “masal diyarı” sunabilir mi? Aynı tek para birimi gerçeğinde olduğu gibi, tek bir piyasa oluşturma çabası ekonomiyi ve refah düzeyini olumsuz yönde etkileyecektir. Globalleşmenin sert etkilerinin, pozitif etkilerini örttüğü gibi futurist bir bakış açısını tamir edebilecek bir çözüm yolu bulunması zor gibi görünüyor.

Devlet politikalarıyla önlenebilecek düşük fiyatlı arzların tüketiciye yararı yüksek miktarlarda seyredecekse de, ülkelere genel olarak büyük zararlar verecektir.Michio Kaku’nun futurist yorumunu alkışlıyor, durumun doğuracağı negative sonuçlara çözüm getirecek yorumlarını okumak için sabırsızlanıyorum.