Tag Archives: Kapitalizm ve Modernlik

Kapitalizm & Modernlik

Avrupa’daki korkunç ekonomik kriz, Orta Doğu’nun dünya gündeminde hiç olmadığı kadaryer alması, Amerika’daki seçimlerle gelen yeni kararlar gelecekte “tarih tekerrürden ibarettir” cümlesini yalanlayacak nitelikte olayların yaşanacağının adeta bir göstergesi oluyor. Bu yazımda Avrupa’da yaşanan krize gelen “organik” tepkilerden çok, Orta Doğu’da yaşanan ve bir bahar rüzgarı gibi gelecek güzel günlerin habercisi olan “mekanik” dayanışmanın eserinden söz etmek istiyorum.

Gıdalar Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en büyük basamakta yer almaktadır. Beslenme söz konusu olunca tüm çıkarlar ötelenip hedefe odaklanılır. Orta Doğu’da yaşanan Arap Baharının da tetikleyicisi olan en önemli etkenlerden birisi gıda enflasyonuydu. Arjantin’de 2001 yılında yaşanan çarpıcı ekonomik krizde olduğu gibi Orta Doğu’da dagıda fiyatları dakikalar içerisinde değişmekte, tüketiciyi zor durumda bırakmaktaydı. Bunun yanında işsizlik, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve kötü yaşam koşulları gibi birçok etken halkın ayaklanmasına ve diktatörlüğün tarihe karışmasını sağladı. Yaşanan bu durum karşısında aklıma “nasıl oluyor da bu kadar insan birlik olup, düzeni değiştirebiliyorlar” sorusu oldu. Yanıtı Jack Goody’nin “Kapitalizm ve Modernlik” isimli kitabında buldum sanırım.Yazarın kaleme aldığı şu paragrafı okuduktan sonra durumu yorumlama biçimim gelişti diyebilirim.

Durkheim, Cezayir’in Kabyle bölgesindeki Berberi kabileler örneğinde de olduğu gibi, daha basit toplumlarda dayanışmanın “mekanik” olduğunu ileri sürmüştü; bu toplumlarda her bireyin çıkarlarının bir diğer erkek veya kadınınkilerle hemen hemen örtüşmesine karşılık, ileri düzeyde iş bölümünün mevcut olduğu toplumların farklılaşmış kesimleri arasındaki dayanışma “organik” bir dayanışmaydı. Zihinsel eğilimler toplumsal ilişkilerle uyumluydu. Geniş açıdan ele alacak olursak bu farklılık gerçeklerle örtüşmektedir. Bununla birlikte, toplum türleri arasında gerek Durkheim gerekse Adam Smith’in ileri sürdüğü gibi keskin bir ayrım yoktur; aksine, zaman içerisinde iş bölümünün karmaşıklığında kademeli bir artış söz konusudur.”

Burada mekanik olmak düşünmeden yapılan eylemleri temsil ederken, organik dayanışma bir görevi yerine getirmekle yükümlü olma durumunu temsil etmektedir. Organik dayanışma mantık çerçevesinde şekillendirken, mekanik dayanışma bir mühendisin makineyi tasarlaması sonucu kitlelerin o makineyi yalnızca yapılması gerekenler listesini taklit ederek kullanması demektir. Yaşananlar şu an Orta Doğu ülkelerinde bahar havası estirirken bu durumu fırsat bilen mekanik dayanışma mühendisleri, ipleri kendi elleirnde tuttukları için düzeni çıkarları doğrultusunda şekillendirme girişimlerinde bulunuyor olabilirler. Bunun sonucu olarak çıkarları örtüşen kadın ve erkekler gelecek yıllarda bu ayaklanmanın mimarlarının çıkarı doğrtultusunda yaşam sürmeyi, diktatörlük döneminin yaşam şartlarına tercih etmiş olacaklar.

Düşüncelerim Orta Doğu’da yaşananların yanlış olduğunu, yine hiç birşeyin o bölgenin refah seviyesini yükseltemeyeceği gibi olumsuz çıakrımlara sebebiyet vermesin. Çeşitli oluşumların ülkelerin gidişatına yön verdiğini biliyoruz. Bu durum sonucunda Avrupa ülkelerinde “modern” olarak görülen yaşam şartlarına sahip toplumlar aslında bundan yıllar önce çarkları dönmeye başlayan makinelerin mühendislerine hizmet ediyorlar. Yalnızca teknolojiye, bilime ve dolayısıyla bilgiye Orta Doğu ülkelerinden daha önce hakim olan Avrupalılar şu an bu mekanik göndüyü demokrasi adı altında organik bir yapıya dönüştürmüş durumdalar. Söz konusu çarkı anlayabilmek için Jared Diamond’un “Tüfek, Mikrop ve Çelik” isimli harika kitabını okumanızı yada buraya tıklayarak benim görüşlerimle şekillenen özetini incelemenizi tavsiye derim.