Tag Archives: Laissez Faire

TAYLORCULUK

Geçtiğimiz kış sosyal medyada “call center”larla ilgili bazı haberler geziniyordu. Bir fast food zincirinin call center elemanlarına ne kadar gaddarca davrandığını ve onları insan haklarına uymayan şekilde çalıştırdığı konusunda ürkütücü haberler okumuştuk. Ekonomideki “Taylorculuk” kavramının anlamını öğrenince ve kısma bir araştırma da yapınca gördüm ki günümüzde yaşanan bu olaylar aslında geçmişin bir yansıması,liberalizmin gölgesi.. Yani “bırakınız yapsınlar” yani “ laissez faire!”..
Liberlizmin sloganı olan “bırakınız yapsınlar” , Fransız fizyokratları tarafından ileri sürülmüştür. Kişi özgürlüğüne dayanan liberal düşünceye bilimsel bir nitelik kazandıran İngiliz ekonomist Adam Smith’tir.Peki Taylorculuk nedir? Kısaca emeği en çok yoğunlaştıracak biçimde işçiyi çalıştırma yöntemidir denebilir.. Bu kavram Amerikalı mühendis Taylor (1856-1915) tarafından önerilmiştir.Bu yöntemin temeli, emeğin harcanması sırasında işçiye zaman kaybettiren bütün öğeleri ortadan kaldırmak ve çok hızlı çalışmayı gerçekleştiren teknik bir iş bölümü sağlamaktır. Frederic W.Taylor , örneğin , bir işçinin bir küreği tutma biçimine kadar en ince ayrıntıları saptamış ve fabrikalarda kullanılan çeşitli kürekleri en çabuk kullanabilecek iki tip küreğe indirmişler. Taylor, işçileri hareketlerine göre bir iş bölümüne bağlamış ve bir hareketin belli bir sürede en çok ne kadar tekrarlanabileceğini saptamıştır. Her işçi yalnızca bir hareketi yapmakla görevlendirilince işin hızı ve emeğin verimi artmaktadır. Örneğin işçiler bir tost makinesi yapmakla yükümlülerse, birinci işçi sadece ızgarayı makineye yerleştiriyor diğeri elektrik kablosunu alete bağlıyor bir diğeri ise makineyi açma kapama tuşunu takıyor. Bu işçiler bütün gün aynı hareketleri tekrarlayarak hızlı bir üretim gerçekleştiriyorlar.Taylorizm, sanayi işçisini, Adam Smith’in gösterdiğinden de fazla önemsizleştirmiş ve otomatikleştirmiştir.Bu durumun sonucu olarak işçilerde,ruh sağlığı bozuklukları,bunalım süreçleri yaşama gibi olumsuzluklar meydana gelmiştir.Öyle ki işçiler tuvalet ihtiyaçlarını bile diledikleri gibi gideremiyorlar. Taylorculuk sisteminde tuvalete gitmek için bile belirli bir süre yer almakta.
Bu bilgiler doğrultusunda anlıyorum ki, “call center”lardaki olumsuzluklar geçmişin filizlenmiş çeşidini oluşturuyor.İnsan emeği,insan vücudu ekonomik kaygı uğruna köreltiliyor.Bir diğer insanın zenginliği,binlerin yaşam savaşıyla oluşuyor..