Tag Archives: Limit Sizsiniz

GELECEKTEN “SORUMLU”SUNUZ!

Yaşanan olaylar,meydana gelen gelişmeler insanların ruh durumunu gün içerisinde bazen bir kaç kez değiştirebiliyor.Bu nedenledir ki insan ilişkilerinde pozitif etkiler yaratabilmek için çeşitli cümleler yaşam sloganlarımız olur.Bu sloganların içerisinde en yaygın olan, Latin edebiyatından günümüze kadar ulaşabilmiş Horatius’un bir dizesinde geçen “carpe diem!” yani gününü gün et,zamanın tadını çıkar,günü yakala,anı yaşa cümlesidir.

Ancak bilindiği gibi kendini geliştirmeye çalışanların,amaçları doğrultusunda kendilerine yol haritası çizenlerin “an”a odaklanmaktan çok geleceğe odaklanmaları olağan bir durumdur.Gelecek planlamaları yaparken yalnızca 24 saatin egemenliği altında yaşamak bir sonraki güne,aylara,haftalara ve yıllara haksızlık olur. Bu nedenledir ki devlet politikaları,ekonomik uzgörüler,eğitim reformları,toplumsal farkındalıkların sonucunda yapılan devrimler gelecek kaygısından ötürü meydana gelir.

Kişisel gelişim kitaplarında sıkça rastlanan “şimdi elinize bir adet boş kağıt ve bir kalem alın.Düşünün,kendinizi on yıl sonra nerede ve nasıl görüyorsunuz?” cümlesinde gizlidir “carpe diem”in parçalanmışlığı. Kimileri yol haritasına sahip olmadan ilerleyemediğinden kendine hedefler çizmek zorundadır,kimileriyse haritalarla kaybolacağı kanaatinde olduğundan rastgele yönlere saparak hedeflemediği yerlere ulaşır. Günümüzde gençlere aşılanmaya çalışan “gelecek tasarımı” yapabilme yetisi, ilerleyen yıllarda daha fazla önem kazanacaktır.

Kendi geleceği konusunda düşünmek yerine, düşünme eylemini erteleme yolunu seçen genç nesile yardımcı olmaya çalışan makaleler,kitaplar ve seminerler var.Geleceği tasarlamakla yükümlü olan genç nesil,uzmanlaştığı konu ne olursa olsun, bu alanda evrensel düzeyde oluşabilecek sorunları uzgörüp, çözümler üretmekle yükümlüdür.Ancak biliyoruz ki genç nüfusun büyük bir bölümü “atalet” halinde ne yapacağını bilmeden,bir yandan diğerine savrularak günlerini geçirmektedir.Sorumluluk bilincine sahip olanların gelecek hedefleri vardır. Ancak bu hedefler konusunda harekete geçmedikleri takdirde iç huzursuzluğu yaşamak onlar için kaçınılmazdır. Bu bilince sahip olmanın gelecek planlamalarında,uzgörüler oluşturmakta var olması gereken tartışılmaz bir gereksinm olduğu kanaatindeyim.

Sorumlu bireylerin büyük çoğunluğunda gelecek kaygısı vardır diyoruz. Bunun nedeni de sorumlu olacaklarını düşündükleri mevcut popülasyona olan bağlılık,içten içe kendilerine layık olduklarını düşündükleri mevkiler,toplum sevgisi barındıran bireylerde de hakim olan görüşleri,duruşları değiştirme arzusudur.Öyleyse bu noktada sorulması gereken bir soru vardır. Geleceği düşünen sorumluluk bilincine sahip bireyler olacaksa ve bu bilinçle yaratacakları birşeyler varsa, hem sorumluluk sahibi ve hal böyle olunca da gelecek kaygısına sahip bireyler nasıl oluşturulur? Miitolojik karakterler üzerinden bu konuya değinmek istiyorum. Bu öyküdeki kahramanlar Daidalos(mantık mühendisi),İkarus (hayal tutkunu) ve Thesseus(lider) ismindeki üç mitolojik karakterdir.Mantık,hayal ve liderilk özelliklerini barındıran bir bünyenin geleceğine önem vermesi,gelecek tasarımları yapması tartışılmaz bir davranış olacaktır.

Siz istemeseniz de,müdahale etseniz de bu özellikleri muhafaza eden bünyeler bir gün değişimin kilit noktası olacaklardır.Eğer Daidalos gibiyseniz yani; mantıklı davranışlar sergileyen,ancak tutarlı olan ve elindekileri tamamen kaybetmeyi göze alamayan,orta halli olmakla yetinen bireylerdenseniz,gelecek tasarımları yapacağınız zamanlarda sizi durduran bazı korkular,”dur! Bu çok saçma olur!” diye zihninizin size fısıldadığı bir cümle çınlıyorsa kulaklarınızda potansiyelinizi dışarı yansıtamıyorsunuz demektir.

Bu bireylerin sorumluluk taşıma duygusunu var olsa da cesaretten yoksun olmaları gelecek tasarımlarının sağlam saptamalardan oluşmayacağı görülecektir. Ama eğer İkarus gibiyseniz yani; hayal dolu,tutkulu,istediği şeyi elde edebilmek için gözlerini kör edip eyleme geçebileceklerdenseniz,geleceği size emanet etmek pek de sağlamcı bir davranış olmayacaktır.

Mantıktan yoksun olması muhtemeln davranışlarınızdan dolayı her şey mahvoladabilir ama şaşılacak derecede büyük bir başarı da elde edilebilir.Son olarak Thesseuss gibi olabilirsiniz. Onun gibi olduğunuzda lider olmak için doğmuşsunuz demektir. Liderlerin tipik özelliklerinden biridir sorumluluk almak. Hatta böyle kişiler için sorumluluk almadan hareket etmek bile anlamsız gelir. Onlar için bu durum çocuk oyuncağı gibidir. Thesseus gibi kişiler ulaşmak istedikleri,hayal ettikleri,tasarladıkları hedefe göre kendilerini şekillendirirler ve sonsuz bir çalışmayla varış çizgisine ulaşırlar.
Seçimlerimiz hayat yolundaki haritalarımızdır.

Bu haritaları okurken ilerleriz ve eğer sorumluluk sahibi bireylersek haritaya bakışımız herkesten daha farklı olur. Kimisi yalnızca kendi gideceği yola bakarken,bazıları o yolun sağından kim geliyor der ya da bu yola benimle beraber gelebilecek daha kaç kişi sığar diye düşünür. Bakış açımız geleceği şekillendirir. Şekillendirdiğimiz gelecekse toplumların tarihininde başarı olarak betimlenir. Sorumlu bireyler, lider olabilecek kişiler gelecedk kaygısı taşırlar ve bu kaygı eyleme dönüştüğünde çarpıcı gelişmeler hafızalara kazınır.
[swfobj src=”http://www.socialbroadcast.net/images/share/flash/icerik.swf?s=2d824818-5705-4d14-abd6-e935e046138b_666666_14_2__090999_239E05_0_550_600_FFFFFF_1″ width=”800″ height=”600″]