Tag Archives: Mater et Magistra

RERUM NOVARUM!

RERUM NOVARUS! YENİ ŞEYLER! 1891 yılında yayımlanan sosyo-ekonomik durumla kilisenin ilgilendiğini gösteren ilginç bir genelgenin ismidir.Papa XIII.Leon’un yayımladığı bu genelgenin içeriği toplum için olumlu gelişmelerin destekleyici özelliklerini barındırıyor.

İki bin yıllık Hristiyan yasalarının, hızla gelişen anamalcılığın çeşitli gelişmelerine uymadığı grekeçesiyle papalar, kısa aralıklar izleyerek ekonomik genelgeler yayımlamakta ve ekonomik eşitsizlikleri gidermek için öğütler vermektedir.Bu tarz ekonomi öğütlerine metafizik ekonomi denebilir.

Metafizik ekonomi, économie métaphysique, insanların ekonomi konusunda doğadan koparak, metafizik unsurların etkisiyle adımlar atmasına neden olan kavramı temsil eder.Papaların yayımladığı bu genelgeler de metafizik ekonominin en tipik örneklerini oluştururlar. Bu genelgeler başlangıç sözleriyle anılırlar; papa XIII.Leon’un bu genelgesi( genelge için tıklayınız ) de yeni şeyler anlamına rerum novarus sözcükleriyle başlamaktadır.Papa XIII.Leon yayımladığı bu genelgede (tam ismiyle YENİ ŞEYLER HAKKINDA diyebiliriz) kapitalizmi ve mülkiyet karşıtlığını reddetiğini açıklamıştır.Kapitalizme karşı Hristiyan merhametini ön plana çıkartarak , kapitalizmin toplumun geniş kesimlerini yoksul bıraktığını ifade etti.

Egemen güçler Leo’ya tepki gösterse de , Kilise halk tarafından daha fazla desteklenmeye başlanmıştı. 1891 yılında yayımlanan bu genelgenin kırkıncı yılı dolayısıyla papa XI.Pius’un 1931 yılında yayımladığı QUADRAGESİMO ANNO (kırkıncı yıl) genelgesinde Hristiyan kilisesi, vaktiyle bütün gücüyle desteklediği ve hatta feodal dönemde kendisinin de bizzat katıldığı , sömürünün uçlaşmış durumlarını ve gerilimini yumuşatmak için şu öğütleri vermektedir : “Mülkiyetin, bireysel ve toplumsal olmak üzere , iki yanı vardır.

Öyle mülkler vardır ki özel kişilerin elinde bırakılmaları kamu yararı için olumsuz bir durum oluşturur.Çünkü sahiplerine bu mülkler çok büyük bir güç sağlar.Bu gibi mülklerin topluma bırakılmaları gereklidir”.

Papa ekonomik öğütlerine şöyle devam eder : “ Adil ücretin emekçiyle ailesinin durumu ve genel ekonominin zorunlulukları hesaba katılarak saptanması gerekir.Bu ücretin , emekçilere, sadece zorunlu harcamalarını değil, bireysel refahlarını artırmaları gerekir.Karlara işçiler de ortak edilmelidir. Denetimsiz bir özgürlükten doğan ekonomik kötülüklerin devlet eliyle önlenmesi şarttır. Serbest rekabet kendi kendini yok etmiştir ve bunun yerini ekonomik bir diktatörlük almıştır.

Getiri ve değeri büyük olan mallar az sayıda kişinin elinde toplanmaktadır. Toplum yapısının birliği sınıf zıtlaşmaları üstüne kurulamaz”. Bu sözlerden anlaşıldığı üzere Kilise’nin sınıfsal farka tepkisi ortaya çıkmaktadır. Papaların yayımladığı bu bildirilerden en ünlülerinden biri de Ana ve Öğretmen ( Mater et Magistra ) bildirisidir. Bu bildiri papa XXIII.Johannes tarafından 1961 yılında yayımlanmıştır.

Papa, bu bildirisinde , sosyalizasyonu ekonomik ve sosyal hakları daha iyi gerçekleştirdiğini, oysa insan özgürlüğünü kısıtladığını ilerisürer. İşçilere insanca yaşayacak bir ücret verilmesini , gelişmiş ve gelişmemiş bölgeler arasındaki ilişkilerde hak ve adalet ilkelerinin uygulanmasını öğütler.Bu genelgelerde toplumu dinsel öğütlerle düzenlemeye çalışma amacı yer almaktadır.