Tag Archives: MBA

Yurt Dışında Okudum Diyebilmek

“Üniversiteyi yurt dışında okudum”
“Üniversiteyi yurt dışında okuyacağım”
“Yüksek lisansı yurt dışında yapacağım/YAPMALIYIM”

Yukardaki üç cümle de üniversite öğrencilerinin veya üniversite öğrencisi olmayı hedefleyenlerin düşündüğü seçeneklerdir. Globalleşmek için veya kendi ülkesinin üniversitelerinin eğitimini yetersiz bulanlar için oldukça mantıklı düşünceler bunlar.Belki de dillerini geliştirmek ya da yaşadıkları kültürden sıyrılmak gibi amaçlar doğrultusunda da bu tip düşünceler aklımızdan geçiyor olabilir.

Bu konu hakkında “The Economist”in blogunda bir makale okudum. Ekonomi,Finans,İşletme gibi bölümlerle ilgili olarak yurt dışındaki okulların tutumları,maliyetler ve rekabet konularından bahsediliyordu.

Ticari konularda eğitim veren okulların,ticaretten daha düzgün ve başlı başına küreselleştiği gerçeği yer alıyordu bu makalede.Ticari konularda eğitim veren küreselleşmiş okullar seçkin kesim olarak tabir edilen-diğer bir deyişle “elit”- insanların eğitimlerinde büyük pay sahibi oluyorlar.Bunun Türkiye’den örnekleri verilebilir. Boğaziçi Üniversitesi’nin İktisadi idari bilimler fakültesinin web sayfasında,fakültenin akademisyenlerinin neredeyse hepsi MBA’larını yurt dışındaki okullarda tamamlamışlar.

Kemal Derviş,Serra Sabancı gibi Türkiye’de tanınan isimler de yurt dışında üniversite ya da yüksek lisans eğitimlerini tamamlamışlar.Bireylerin sivrilmesinde bu kadar etkili olan “yurt dışı” eğitimie büyük bir bütçe ayrılması oldukça doğal oluyor. Bazı ticari konularda eğitim veren üniversiteler,kampüslerini ülkele sınırlarını aşarak farklı ülkelere de taşıyorlar. Örneğin Fransız okulları Singapur’da tam zamanlı bir fakülte açabiliyor.Bu durum sonucunda da “switchers” ve “swingers” olarak tabir edilen iki öğrenci profili ortaya çıkıyor.

“Switchers”: who start their degrees in one campus and finish in another
“Swingers” : who spend at least some time abroad

Bu tarz iki gruptan oluşan öğrenci profilleri Türkiye’de de mevcut.Bazı üniversiteler yurt dışında kampüsler açmak konusunda elverişli şartlara sahip olmayabilirler. Ancak bu durumun da çaresi mevcut.

Yurt dışındaki bir okulla yapılan anlaşma,kampüs açamama durumunun en güzel çaresi oluyor.Bu durum için de yine bir örnek vermek gerekirse Şangay’daki (CEIBS) The China Europe International Business School, Harvard Business School ile yaptığı bir anlaşmayla öğrencilerinin MBA’larını yurt dışında tamamlamalarını sağlayabiliyor.

Okulların istedikleri bazı şartlar da yer alıyor tabiki. The University of Michigan’s Ross School of Business, 1.sınıf olan MBA öğrencilerinin 7 ay boyunca yurt dışında çalışmaları şartını getiriyor.

UNESCO’nun yaptığı bir saptamadan da söz etmek istiyorum. 2007 yılında öğrencilerin dörtte biri yurt dışında ticari konularda eğitim almış ve bu rakam diğer alanlara gelen rağmbetten çok daha fazlaymış.

1997 yılında üniversiteler 74 adet ticari konuları kapsayan dersler açmış. Ancak bu rakam 2007 yılında 641’lere kadar ulaşabilmiş. Bu da demek oluyor ki ortaya bir rekabet piyasayı çıkmış. Bu nednele de bu konularda eğitim veren okullar seçici olmaya başlamış.

Globalleşmenin ticari açıdan kuşkusuzdur ki dezavantajları da yer almakta.”Kalite kontrol”ünü sağlayabilmek,sağlanamadığı takdirde dezavantaj olarak kurumlara geri dönebilmektedir. Globalleşmeyle birlikte üniversitelerin maliyetleri aşırı derecede artıyor ve bu artışlar da kalite kontrolünün iyi yapılmasını gerektiriyor. Öğrencilerde 360 derece düşünebilme,stratejik saptamalar yapabilme gibi yetenekler de aranmaya başlıyor.

Okuduğum yazıda hoşuma giden bir cümle vardı. Uluslararası öğrenci alımını gerçekleştiren okullarda şüphesizdir ki her dilden her dinden ve her renkten insanlar yer alır. Bu insanlar arasında iletişimin kurulması oldukça güzel bir durumdur. Çok fazla renk ve çok fazla aksanın yer aldığı ortamlarda değişik dünya görüşlerinin çıkması her zaman olacak bir durum da değildir.

“Yurt dışında okudum” demenin bir anlamı yoktur bence. Yani eğer okuduğunuz okulun kalitesi,dünya çapında başarılara imza atmış ve tanınmış mezunlar vermesi,öğrencilere sunduğu olanlaklar yani okulun nitelikleri sarfettiğiniz tek bir cümle olan “yurt dışında okudum”dan çok daha önemlidir.

For more or original http://www.economist.com/node/18802722