Tag Archives: Zengin Baba Yoksul Baba

Zengin Baba Yoksul Baba

Eğer yatırım konusunda ilgiliyseniz, ancak yatırım yapmak için risk almaktan korkanlardansanız müjde, aranan kan bulundu!
Başarılı,çalışkan,zeki,hırslı öğrenciler genellikle bir toplulukta sivrilen tipler olarak bilinirler. Onlar her zaman yüksek notlar alır ve her daim parlak bir öğrencidir. Gün gelir mezun olunur,kepler havaya fırlatılır ve diploma alınır. Peki sonra?

Zenginlerin,tanınmış zenginlerin hikayeleri vardır. Babadan kalma bir serveti olmayanlar kendi emekleriyle belirli bir gelir düzeyine ulaşırlar. Bu tarz insanların da öz geçmişi dillerde dolanır,ağızlar açık okunur,örnek gösterilir. Kimisi şans diyebilir kimisi de “bende olsam bende yapardım” der kibirli bir tavırla. Ancak kendimizi kandırmayalım burada değişik bir şeyler var. Cesaret ve donanımla “fare yarışı”ndan çıkmak hepimizin elinde.

Nasıl yani demiştim kitabın kapağına baktığımda. “Zengin baba,yoksul baba” nasıl olabilir ki ? Kendimce senaryolar ürettikten sonra kitabın kahramanı olan Robert T.Kiyosaki arkadaşı Mike’la birlikte küçükken ekonomi alanında edindiği bilgileri zengin babasından öğrendiklerini,yoksul babasından gördüklerini aktarıyordu.

ALTIN FORMÜL: CESARET + DONANIM

Bayan Sharon L.Lechter bir muhasebeciydi. Çocuklarına iyi eğitim verilebilmesi için var gücüyle çalışıyordu ve kendini geliştirip “maaşına gelecek zam”mı bekliyordu. Ancak daha sonra Rovert T.Kiyosaki’nin verdiği bir konferans çıkışında beyninde bazı düşünceler şekillenmeye başladı.
Hem bir anne hem de muhasebeci olarak,çocuklarının okulda hesaplı olmayla ilgili bilgi edinmemelerinden dolayı kaygılanıyordu. Bugünün gençleri daha liseye gitmeden kredi kartı sahibi oluyorlar;gelgelelim,bırakın kredi kartlarında işleyen bileşik faizin nasıl hesaplandığını öğrenmeyi,ne parayla ne de yatırım yapmayla ilgili bir kurs görüyorlardı. Hesap ve paranın nasıl işlediği bilgisine sahip olmaksızın kendilerini bekleyen,para harcamanın birikimleri tükettiği dünyaya atılmaya hazır olamazlardı.

Tüm bu düşüncelerden sonra Robert T.Kiyosaki’yle özel olarak görüşme yapan bayan Sharon,uzun süredir bölükpörçük bir kenarda duran bay Kiyosaki’nin kitabının oluşmasına yardım etmeye karar verdi.Sonuç olarak da şu an kütüphanemde yer alan “Zengin Baba,Yoksul Baba” kitabı oluştu.

Bu kitapla birlikte gördüm ki yurt dışında da “para yönetimi” konusunda üniversiteler de yeterli donanımı öğrencilerine veremiyorlar.

AKTİFLE PASİF ARASINDAKİ DENGEYİ BİLMENİZ GEREKİYOR

Okulda gördüğümüz muhasebe derslerinde yalnızca harf notuna odaklı gelişi güzel çözülen sorulardan sonra geçilen bu derslerin zaman kaybı olduğu gerçeğini sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz. Bu kitap size eğitim almayın kalıplardan kurtulun demiyor. Aksine finansal eğitimizi alın ancak korkmayın! Cesaret edin! Diyor. Ve en önemlisi YATIRIM YAPMANIZ GEREKİYOR diyor. Bu görüşe kesinlikle katılıyorum çünkü elinizdeki parayla yaptığınız “mülk” temelli yatırımlar size vergi,apartman giderleri,ev bakımı şeklinde yaşamınız sonlanana dek geri gelecek “pasif” değerler olacaktır.

Bana kimse okulumda ( ekonomi ve finans öğrencisiyim) “bono ve tahvillere yaıtım yapın hisse senetleri alın,risk analizi yapın! Yapmalısınız! Demiyor. Bu durum değişmeli. Diplomalı mezunların yerini,nitelikli mezunlar almalı.

Öğrendim ki yatırım yapabilmek için milyonlara ihtiyacınız yok. Küçük birikimler (50 tl bile olabilir) yatırım yapmanız için iyi bir başlangıç olabilir. Ancak hiç bir şey bilmeden yatırım yapmak yüzme bilmeden denize atlamakla eş.İşin eğitimini alırken günlük hayatımda bunu nasıl kullanırım diye sorgulamalıyız.

Girişimci olmak,riskler alabilmek ve en önemlisi de kendini geliştirebilmek kişileirn karakterinde olan bir özelliktir,cüzdanlarda kesinlikle değil!

Eğitim ve Para

Elinde olmayanı arzulamak her daim insanlara cazip gelmiştir. Arzulamaya neden olan etkenler de genellikle bir başkasında görme durumu ya da daha fazlasını yapabilecekken söz konusu nesneye ya da özelliğe sahip olamama halidir.
Bir düşünelim.. Şu an neye sahip olsanız daha başarılı,daha bilgili,daha güzel ya da daha sağlıklı olurdunuz?

Elimden düşüremediğim ve sorumluluklarımı yerine getirmekten vakit bulduğum anlarda “Zengin Baba Yoksul Baba” isimli kitabı okuyorum. Robert T.Kiyosaki ve Sharon L.Lechterin birlikte yazdığı bu kitap ekonomi,finans,işletme gibi idari bilimlerle uğraşacak olan öğrenciler özellikle dahil olmak üzere herkesin okuması gereken bir kitap.

Toplumda ekonomik sıkıntıların var olmasının en büyük nedeni devlet değildir. Toplumu temsil eden demokratik devletlerde bütün yükü yöneticilere yüklemek akıl karı da değildir. Herkesin küçük yaşlardan itibaren finansal açıdan kendini yönetebilecek,yatırım yapabilecek,gelir ve giderlerini dengeleyecek bilince sahip olması gerekir.

Eğer sizler Robert T.Kiyosaki kadar şanslı değilseniz –ki hem zengin hem yoksul bir babaya aynı anda sahip olmak nadir görülen bir durum olmakla birlikte şanslı değilsinizdir- finansal bilince nasıl sahip olabilirsiniz?

Birikimler yapıyoruz. Ardından, yoğun çabalar sonucunda elde ettiğimiz birikimimizi sabit bir rakamsal düzeyde bırakarak ya gayrimenkule yatırıyoruz ya da harcıyoruz. Ancak çok azımız bu parayı artırmak için girişimlerde bulunuyor.

Senet,tahvil,bono,fon,hisse alım-satımı gibi yatırım işlemlerini yapan kişiler zaten parayla ilgili kaygı duymayan insanlardır. Bu yatırım işlemlerini gerçekleştirmek zor değilken neden toplumumuzda yastık altına konulan paralar bir anda çarçur edilebiliyor? Anlaşılmazdır.

Kitapta yazar sık sık zenginlerin para kazanmalıyım değil de kazandığım parayı nasıl değerlendiririm,artırırım endişesi içerisinde olduğu söyleniyor. Ayrıca bana en çarpıcı genel nokta ise hiç bir zenginin para kazanmak için çalışmadığı gerçeğinin vurgulanması oldu.

Bence ekonomi konusunda devleti yalnızca bir yönden suçlamaya hakkımız var. Vatandaşlarına finansal bilinç kazandırmak için küçük yaşta eğitim vermeyen bir devletin refahını yükseltmeye çalışması oldukça zordur. Ekonomi,finans alanlarında eğitim veren üniversitelerde bile müfredat hangi kavramın ne olduğunu açıklarken paranın nasıl kullanacağını “ekonomist” ya da “finançı” ünvanlarını alacak kişilere öğretilmemesi eğitim sisteminin suçudur.

Evet, kişi eğer istiyorsa kendisi gidip araştırır ve öğrenir. Ancak eğitim sisteminin bu fırsatı herkese sunması gerekmektedir.